Giriş yapmadınız.

MeRaL

Jüri

  • "MeRaL" bir kadın
  • Konuyu başlatan "MeRaL"

Mesajlar: 5,317

Kayıt tarihi: Jan 6th 2007

Konum: NRW

  • Özel mesaj gönder

1

Tuesday, 22.05.2012, 13:36

Kendini oldugundan farkli gösterenler ... [ Aile Hayat ]

İnsanın kendini olduğundan farklı görmesi ve sadece başarıya odaklanması kırılan özgüvenin onarılması için bir çabadır aslında. Ancak bu kimse kendisiyle baş başa kaldığında iç dünyasında bu kırılmaların dipsiz bir kuyuya dönüştüğünü hisseder. Böyle zamanlarda, kişi başarısının tek başına işe yaramadığını görür ama ne yapacağını bilemez. Bu nedenle bir insanın kendini olumlu ve olumsuz taraflarıyla kabul etmesi kendisiyle barışık olmasını sağlayacağından daha etkilidir.
Mataryalizm, maddiyat odaklı, komleksli ve sığ insanlar üretiyor. Bu insanlar hayatlarını küçük meseleler peşinde tüketiyorlar ve bunun getirdiği zararların farkına dahi varamıyorlar.

Aşağılık komleksinin temelinde kişinin kendisiyle ilgili yetersizlik ve değersizlik duygusu vardır. Kendini güçsüz, yetersiz ve değersiz hisseden kişi, komleksini iki şekilde ortaya koyar. Ya küçük şeylerden etkilenir, alınır ve insanlardan uzaklaşır. Ya da, tam tersi bir durum sergileyerek, karşısındaki kişiyi adam yerine koymaz, es geçer, çamur atar, karalar. İkinci kısım çok daha sıkıntılı bir durumdur ve kişiyi narsizme, bencilliğe götürür.

Bencilliğin altında da kişinin komleksleri ve yalnızlığı vardır. Kendini yetersiz gören ve bu duygunun verdiği acıdan kaçan kişi, hayal dünyasında kendini olmak istediği gibi görür ve insanlarla ilişkilerini de bu kalıplarla kurar. Bencilliğini gizleyerek, kendisinin iyiliksever, erdemli, şefkatli, başarılı ve aktif biri olduğunu düşünür. Ama kuyunun dibinde acı, korku ve yetersizlik duygusu vardır. Bizler ise sadece kuyunun yüzeyini görür ve aldanırız. İnsan kendinden ve yetersizliğinin verdiği acıdan kaçmaktadır ama çoğu zaman bunu kendisi de fark edemez. Çünkü kendinden kaçtıkça, sorununu görmekten uzaklaşmakta ve insanların kusuruna yönelmektedir. Bu kimselerin sürekli insanların kusurlarıyla meşgul olduklarını ve kendilerini övdüklerini görürsünüz. Kendilerini aynada göremediklerinden insanları ne kadar sıktıklarının farkına da varamazlar.

Hangi görüntülerle ortaya çıkarsa çıksın, eğitimciler, komlekslerin temelinde çocukluk dönemine ait kırılmaların, örselenmelerin ve olumsuz ebeveyn tutumlarının etkisi olduğunu söylüyorlar. Yani anne baba, öğretmen ya da çocuk için otorite olarak kabul edilen kimselerin olumsuz tutumları, çocuğun yoksun bırakılması onda bir tür değersizlik duygusuna yol açabiliyor. Bu nedenle çocuklarla ilişkilerimizin önemini dikkate almalı ve yaptığımız küçük bir hatanın onun bütün yaşamını etkileyebileceğini unutmamalıyız.


*Bu yazı Aile Hayat bölümü’nde 02.05.2012 tarihinde yayinlandi, Yazar: Fatma Tuncer
Taviz Yok! Yol'a devam!

2

Tuesday, 22.05.2012, 14:10

Her Kelimesinde Ayrı Kesitler Yakaladım,
Kendimden,
Sevdiklerimden,
Sevmediklerimden..

Teşekkürler Modum ;)
[align=center][img]http://s1.directupload.net/images/110701/vy77gp2c.gif[/img][/align]

MeRaL

Jüri

  • "MeRaL" bir kadın
  • Konuyu başlatan "MeRaL"

Mesajlar: 5,317

Kayıt tarihi: Jan 6th 2007

Konum: NRW

  • Özel mesaj gönder

3

Tuesday, 22.05.2012, 14:43

Kendimden,
Sevdiklerimden,
Sevmediklerimden..


Aynen katiliyorum bu yoruma ;) Bende tesekkür ederim :)
Taviz Yok! Yol'a devam!

4

Tuesday, 22.05.2012, 14:47


Kendimden,
Sevdiklerimden,
Sevmediklerimden..



Güzel Giriş - Gelişme - Bitiş
Teşekkürler

5

Sunday, 10.06.2012, 02:03

Cok anlamli ve guzel bir yazi, herkesin sanirim biraz kendini bulabilecegi. Tesekkurler.
"Aci nereye" dokunduysa, "Dua oraya" olsun ..

6

Saturday, 7.07.2012, 11:27

İnternet ortamının Kendini olduğundan farklı gösterenler

İneternet ortamının Kendini olduğundan farklı gösterenler GÜNÜMÜZÜN EN BÜYÜK SORUNU

Aşağılık komleksinin temelinde kişinin kendisiyle ilgili yetersizlik ve değersizlik duygusu vardır. Kendini güçsüz, yetersiz ve değersiz hisseden kişi, komleksini iki şekilde ortaya koyar. Ya küçük şeylerden etkilenir, alınır ve insanlardan uzaklaşır. Ya da, tam tersi bir durum sergileyerek, karşısındaki kişiyi adam yerine koymaz, es geçer, çamur atar, karalar. İkinci kısım çok daha sıkıntılı bir durumdur ve kişiyi narsizme, bencilliğe götürür.

Bencilliğin altında da kişinin komleksleri ve yalnızlığı vardır. Kendini yetersiz gören ve bu duygunun verdiği acıdan kaçan kişi, hayal dünyasında kendini olmak istediği gibi görür ve insanlarla ilişkilerini de bu kalıplarla kurar. Bencilliğini gizleyerek, kendisinin iyiliksever, erdemli, şefkatli, başarılı ve aktif biri olduğunu düşünür. Ama kuyunun dibinde acı, korku ve yetersizlik duygusu vardır. Bizler ise sadece kuyunun yüzeyini görür ve aldanırız. İnsan kendinden ve yetersizliğinin verdiği acıdan kaçmaktadır ama çoğu zaman bunu kendisi de fark edemez. Çünkü kendinden kaçtıkça, sorununu görmekten uzaklaşmakta ve insanların kusuruna yönelmektedir. Bu kimselerin sürekli insanların kusurlarıyla meşgul olduklarını ve kendilerini övdüklerini görürsünüz. Kendilerini aynada göremediklerinden insanları ne kadar sıktıklarının farkına da varamazlar.

Hangi görüntülerle ortaya çıkarsa çıksın, eğitimciler, komlekslerin temelinde çocukluk dönemine ait kırılmaların, örselenmelerin ve olumsuz ebeveyn tutumlarının etkisi olduğunu söylüyorlar. Yani anne baba, öğretmen ya da çocuk için otorite olarak kabul edilen kimselerin olumsuz tutumları, çocuğun yoksun bırakılması onda bir tür değersizlik duygusuna yol açabiliyor. Bu nedenle çocuklarla ilişkilerimizin önemini dikkate almalı ve yaptığımız küçük bir hatanın onun bütün yaşamını etkileyebileceğini unutmamalıyız


mİLLİ GAZETE 07 TEM 2012 CMT

1diablo

Profesyonel

  • "1diablo" bir erkek

Mesajlar: 991

Kayıt tarihi: Feb 15th 2012

Konum: Konstantiniyye

  • Özel mesaj gönder

7

Saturday, 7.07.2012, 11:33

gercekten tam yerine değinmişler bu yazıda ,artık sanal ortamda kötu ınsan bulamıyosun ! Çünkü herkes kendini yardımsever,şefkatli,iyi biri olarak gösterdiği için bu durum ortaya geldi. :bf:

Paylasım adına tesekkurler sagolasin :1alkis:
www.forumistatistik.com

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" bir kadın

Mesajlar: 47,568

Kayıt tarihi: Sep 16th 2010

Konum: TC İstanbul/allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

8

Saturday, 7.07.2012, 11:44

Eskiden yani Türkiye'ye yeni internet geldiğinde herkes manken,zengin,üniversite mezunu yada patron çok iyi kazancı yada ailesi olan ve en önemliside bekardı.Sonra bu kandırmacalar yalanlar ortaya çıktı.İşin kötü yanı gerçekten böyle olan insanlarada inanılmaz oldu.Sen bu konumda olsan burda işin ne denir oldu.Mecburen gerçekten böyle olan insanlarda kendini saklar oldu.Bunlar bitti ohh derken çok iyiler türemeye başladı.Dürüst,namuslu,doğru,kendinden emin,herkesi seven sayan,kavga etmeyen gibi güzel karakterler oluştu.Tamam hiçbirimiz ben çok sinirliyimdir,fenayımdır gibi eksi yönlerimizi uluorta anlatmasakta çıkar peşindede koşmuyoruz yani sanalda menfaatleri peşinde koşanlardan değiliz.İşte bu ince çizgi çok önemli.Özellikle gençlerin çok dikkat etmesi gerekiyor.Hani fala inanma falsızda kalma misali.Neti güzel iyi şeylerde kullanıp vazgeçmeden ama fazlada inanıp kapılmadan kullanmayı öğrenmemiz gerekiyor...Zor, Allah yardımcımız olsun ;) Ellerine sağlık,çok güzel bir yazı paylaşmışsın.Teşekkürler...

9

Sunday, 8.07.2012, 00:23

Eskiden yani Türkiye'ye yeni internet geldiğinde herkes manken,zengin,üniversite mezunu yada patron çok iyi kazancı yada ailesi olan ve en önemliside bekardı.Sonra bu kandırmacalar yalanlar ortaya çıktı.İşin kötü yanı gerçekten böyle olan insanlarada inanılmaz oldu.Sen bu konumda olsan burda işin ne denir oldu.Mecburen gerçekten böyle olan insanlarda kendini saklar oldu.Bunlar bitti ohh derken çok iyiler türemeye başladı.Dürüst,namuslu,doğru,kendinden emin,herkesi seven sayan,kavga etmeyen gibi güzel karakterler oluştu.Tamam hiçbirimiz ben çok sinirliyimdir,fenayımdır gibi eksi yönlerimizi uluorta anlatmasakta çıkar peşindede koşmuyoruz yani sanalda menfaatleri peşinde koşanlardan değiliz.İşte bu ince çizgi çok önemli.Özellikle gençlerin çok dikkat etmesi gerekiyor.Hani fala inanma falsızda kalma misali.Neti güzel iyi şeylerde kullanıp vazgeçmeden ama fazlada inanıp kapılmadan kullanmayı öğrenmemiz gerekiyor...Zor, Allah yardımcımız olsun Ellerine sağlık,çok güzel bir yazı paylaşmışsın.Teşekkürler...

sana tamamen katiliyorum gönül allah yardim etsin böyle kisilere söylenecek fazla birşey yk

qupido

Jüri

  • "qupido" bir kadın

Mesajlar: 4,107

Kayıt tarihi: Sep 20th 2011

Konum: " Kusur arıyorsan,Bütün aynalar senin..."

  • Özel mesaj gönder

10

Sunday, 8.07.2012, 01:49

Ne güzel bir paylaşım olmuş böyle emeğinize sağlık.

ben buna şizofrenlik derim :)

(Şizofreni İçe kapanma, gerçeklere kayıtsızlık ve şahsiyet ikileşmesi, zihin bölünmesi, İçe yönelik düşünce yapısının yerleşmesi şeklinde beliren bir psikozdur. Şizofren kendine Özgü bir Dünya da yaşamakta, ilksel ve benmergezci (egosantrik) bir düşünce yapısına sahip bulunmaktadır. Kendi iç dünyasına yerleşmiş olan Şizofren Bir düşler aleminde yaşamaktadır. Bu hastalığa yakalanma yaşı genellikle 15-35 yaşları arasındadır. Vakaların büyük bir kısmında kalıtsal anıklık söz konusudur.)

Oqus Pokus

Moderatör

  • "Oqus Pokus" bir erkek

Mesajlar: 4,565

Kayıt tarihi: Jul 16th 2007

Konum: C:\Windows

  • Özel mesaj gönder

11

Sunday, 8.07.2012, 02:05

Teşekkürler paylaşım için faydalı bir yazı gerçekten... ( Tekila'ya selam:p )
Şizofren tespiti bence ağır biraz, belki ilerleyen safhalarda olabilir ama zayıf bir ihtimal yine de. Şizofrenler genelde düşüncelerini eyleme dönüştürüp o basıklık ve ezilmişliklerinin dolayısıyla kendilerinin uğratılmış olduğu o haksızlıklarının hesabını kestiklerini zannederler.

Yokk canımm şizofren değilimdir... Yoksa öylemiyim ki, :himmmm: yok yaa ne alakası var benimle imkanı yok... :)

qupido

Jüri

  • "qupido" bir kadın

Mesajlar: 4,107

Kayıt tarihi: Sep 20th 2011

Konum: " Kusur arıyorsan,Bütün aynalar senin..."

  • Özel mesaj gönder

12

Sunday, 8.07.2012, 02:16

Bu benim fikrim

siz kendi fikrinizi savunabilirsiniz :)

ağır bir hitam evet ama yukarıda yazılanlardan çok çok fazlada bir farkı yok aslında ki kaldı ki o şizofrenliğin bir çok değişken özellikleri vardır olduğu kadar türü de :)))

yada yukarıdaki yazılanlara uygun o tür vaklarda şizofrenliğe doğru yol almaktır.

kim bilir...