You are not logged in.

Dear visitor, welcome to AllaTurkaa. If this is your first visit here, please read the Help. It explains in detail how this page works. To use all features of this page, you should consider registering. Please use the registration form, to register here or read more information about the registration process. If you are already registered, please login here.

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

21

Friday, June 10th 2011, 3:25pm


Adam 3 yaşındaki kızını, pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı.
Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı....
Yılbaşı sabahı küçük kızı, paketi getirip "Bu senin babacığım" dediğinde üzüldü.
Acaba gereğinden fazla mi tepki göstermişti kızına... Bir gece önce yaptığından utandı...
Ne var ki paketi açınca yeniden öfkelendi. Kutunun içi boştu... Kızına gene bağırdı.
"Birisine bir hediye verdiğinde, kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?"
Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı, "O kutu boş değil ki babacım" dedi...
"İçini öpücüklerimle doldurmuştum!..."



(Tabiki Allah bilir :rolleyes: msj.teşekkürler Fuatist)

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

22

Friday, June 10th 2011, 6:23pm


Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip memleketin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş:
“Evladım, şehrin girişinde, tam yol ağzına otur, kim ne derse desin sadece Allah diye cevap ver” demiş.
Fakir genç denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan “Allah” demiş.
Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. “Allah” diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış.
Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten genç hakkında bilgi istemiş.
Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyaret etmiş.
“Kimsin?, Derdin ne? Ne istersin?” demiş ise de, genç padişaha karşı da “Allah” demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış.
Derviş akşam gencin yanına gitmiş. Padişah sana “Kızımı vereyim diyene kadar sen ondan sakın ha bir istekte bulunmayasın!” diye tembihte bulunmuş.
Nihayet bir gün padişah gelip: “Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendiriyim" deyince, genç dervişin şaşkın bakışları altında:
“Yok” demiş...“Artık onu istemiyorum. Ben başka bir hatıra Allah dedim. Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. O'nun hatırına Allah deseydim kim bilir ne olurdu?
Ben bundan böyle O'ndan başkasını anmıyor, O'ndan başkasını istemiyorum”

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

23

Friday, June 10th 2011, 9:41pm

Hz. Ali'nin halifeliği sırasında, Hz. Osman'ın şehid edilmesiyle sonuçlanan fitne, fesad daha da arttı.
Bu durumdan üzülen, şikayetçi olan bir mümin Hz. Ali'ye gelip sordu:
- Ya Ali neden Hz. Ebû Bekir ve Ömer zamanında meydana gelmeyen bu olaylar senin zamanında meydana geliyor, müminler birbirine düşüyor?
Hz. Ali cevap verdi:
- Hz. Ebû Bekir ve Ömer zamanında biz vardık, ama bizim zamanımızda onlar yok...

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

24

Monday, June 13th 2011, 11:13am


Fatih Sultan Mehmet bir gün tebdil-i kıyafet şehri gezmeye çıkar..Hava oldukça sıcaktır ve saatlerdir dolaşan sultan nefes alıp dinlenmek için şehrin az dışında bir evin kapısını çalar..Kapıyı yaşlı bir teyze açar. Fatih:" Teyzecim yoruldum, yok mu ikram edecek bir şeyin?" diye sorar.Teyze içeri gider ve bir tas ayran getirir.Teşekkür ederek tası alan Fatih ayranı içmeye başlar ancak, tasın içindeki saman çöplerinden rahat içemez.İki de bir üflemek ve çöpleri dudağından uzaklaştırmak zorunda kalır..Zor da olsa ayranı bitiren Fatih ayran tasını teyzeye uzatır.Yaşlı teyze "Nasıl evlat beğendin mi ayranı?" diye sorunca Fatih: "Beğendim beğenmesine de, içindeki saman çöplerinden rahat içemedim.." diye cevap verir.Teyze gülümser:"Evladım, baktım terlemişsin, o çöpleri özellikle attım ki, soğuk ayranı bir yudumda içip hasta olmayasın.." Bu cevap sultanı çok memnun eder ve evinin yanındaki geniş araziyi teyzeye bağışlar...

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

25

Monday, June 13th 2011, 11:19am


Bir sabah Allah dostlarından birisinin şiddetle kapısını vurup uykudan uyanması sağlanır. Güneşin doğmasına az kalmıştır. Yatağından doğrululur ve “sen kimsin? Bu saatte benden ne istiyorsun?” diye sorar. Kapıyı vuran, “ben inanmayacaksın ama şeytanım, senin güneş doğmadan önce sabah namazını kılmanı istiyorum. Hemen acele et!...” der.
Allah dostu şaşırır bu işe... "Sen hep şer peşinde koşarsın, niçin böyle bir hayra sebeb olmak istiyorsun?” diye sorunca:
-“Evet doğru…ama hatırlayacaksın geçen, bir defa seni meşgul ettim, gaflete boğdum ve sabah namazına kalkmanı engelledim. Fakat sen öyle bir pişmanlık gösterdin, öyle bir tevbe istiğfar ettin ki, sabah gafletinle beraber daha pek çok günahlarını da affettirdin. Bu işten ben zararlı çıktım. Onun için şimdi kurnazlık yapıp, bir daha öyle bir dua ve yalvarmayla tövbe etmemen için sana iyilik yapıyormuşum gibi davrandım. Fakat sen acele et, yeni geç kalıp başıma iş açacaksın,” diye cevap verir.

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

26

Monday, June 13th 2011, 12:01pm


Meşhur hattatlardan bir tanesi, karşı kıyıya geçmek için bir gün sandala biner İstanbul'da..Fakat yanında hiç parası yoktur..Karşıya geçtiklerinde sandalcı ücreti beklerken hattat; "Evladım, hiç param yok şu an ama istersen sana bir vav harfi karalayıvereyim.." der. Sandalcı bozulmuştur bu işe ama yine de ihtiyarı üzmek istemez "Sadakam olsun.." diye düşünür ve teklifi kabul eder..Akşam olup evine giderken mahalledeki kahvehaneye uğrayıp bi çay söyler kendisine..Arkadalşarıyla hoş beş esnasında konu döner dolaşır sandalcının cebindeki vav harfine gelir..Merak ederler ve göstermesini isterler..Adam mahcup bir edayla çıkarır ve masanın üzerine bırakır..İçlerinden bir tanesi heyecanlanarak: "Bunu bana verirsen sana on altın veririm" diye haykırır...Sandalcı ne diyeceğini bilemez ve büyük bir memnuniyetle kağıdı adama uzatır...Aradan bir hafta geçmiştir ve bir gün yine aynı hattat aynı sandalcının sandalına biner..Adam sevinçten uçmaktadır ama belli etmez..Karşıya vardıklarında hattat bu sefer cebinden yolculuğun ücretini çıkarır ve sandalcıya uzatır..Sandalcı başını öne eğerek şöyle der: "Aman efendim sizden para almak ne haddimize, bir vav karalasanız kâfi.." İşi anlayan hattat da gülümser ve şu cevabı verir: "Evlat, her zaman karalanırsa aynı kıymette olmaz.."

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

27

Monday, June 13th 2011, 12:23pm



60 yaşındaki ünlü ressam, bir lokantaya girer. Gerçi cebinde parası yoktur ama aldırmaz...
Lokantacıya yapacağı portresine karşılık yemek yemek istediğini söyler.
Güzelce karnını doyurur.
Sonra bir çırpıda lokantacının portresini çizerek masaya bırakır.
Kalkarken adam gelir, resme bakar, beğenir.
"Güzel ama" der lokantacı "Bir dakikada yaptınız bunu, oysa bir saattir yiyorsunuz".
Ressam "Bir dakika değil, 60 yıl ve bir dakika" diye karşılık verir...

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

28

Monday, June 13th 2011, 1:23pm


Bir gün okyanusta yol alan bir gemi kaza geçirerek battı. Gemiden tek bir kişi sağ kurtuldu. Dalgalar bu adamı küçük ıssız bir adaya kadar sürükledi. Adam ilk günler kendisini kurtarması için Allah'a devamlı yalvardı, yakardı ve yardım bulurum umuduyla ufku gözledi. Ama ne gelen oldu, ne giden...
Adayı mecburi mekan tutan adam, daha sonra rüzgardan, yağmurdan ve zararlı hayvanlardan korunmak için ağaç dallarından ve yapraklarından kendine küçük bir kulübe yaptı.
Sahilde bulduğu, gemiden arta kalan konserve, pusula vs. gibi eşyaları bu kulübeye taşıdı. Günler hep aynı geçiyordu. Balık avlıyor, pişirip yiyor, ufku gözlüyor ve kendisini bu ıssız yerden kurtarması için Allah'a dua ediyordu.
Bir gün tatlı su getirmek için yürüyüşe çıkmıştı. Geri döndüğünde kulübesinin alevler içinde yandığını gördü. Dumanlar döne döne göğe yükseliyordu. Başına gelebilecek en kötü şeydi bu. Keder ve öfke içinde donakaldı. Ne yapacağını, ne diyeceğini bilemedi.
"Allah'ım, bunu bana nasıl yapabildin?" diye feryat etti. O geceyi tarifsiz bir keder İçinde geçirdi. O kadar dua ettiği halde Allah'ın bu hadiseyi başına getirmesinden dolayı sitemler etti.
Ertesi sabah erken saatlerde, adaya yaklaşmakta olan bir geminin düdük sesiyle uyandı. Evet, evet onu kurtarmaya geliyorlardı! Hem de herşeyden umudunu kestiği bir anda.
"Benim burada olduğumu nasıl anladınız?" diye sordu bitkin adam, kendisini kurtaranlara...
Aldığı cevap onu hem şaşırttı, hem de utandırdı: "Dumanla verdiğin işareti gördük!"

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

29

Monday, June 13th 2011, 1:26pm


Şeytan hizmetçi kılığına girmiş ve yirmi sene Cüneyd-i Bağdadi Hazretlerinin yanına gidip gelmişti.
Bir türlü gönlüne vesvese vermeye, ona istediklerini yaptırmaya muvaffak olamamıştı. Bir gün:
-“Ey Üstad! Yoksa siz benim kim olduğumu bilmiyor musunuz?” der.. Hz. Cüneyd:
-“Sen lanetli İblissin. İlk geldiğin andan beri seni tanıyorum,” buyurur. Şeytan:
-“Ey Sultan-ı Muhakkikin! Sizin kadar yüksek dereceye ulaşan başka büyük bir zat tanımıyorum. Yirmi senedir size hiçbir istediğimi yaptırmaya muvaffak olamadım,” deyince,
Cüneyd Hazretleri nefretle:
-“Defol mel’un! Şimdi de beni kendini beğenme hastalığına düşürerek mahvetmek mi istiyorsun?
Yirmi senede yapamadığını yirmi saniyede mi yapacaksın? Yıkıl karşımdan!” diye bağırır..

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

30

Monday, June 13th 2011, 2:02pm


Küçük Sachi erkek kardeşi doğduktan kısa bir süre sonra,
anne babasından kendisini kardeşiyle yalnız bırakmalarını istemeye başladı.
Anne babası 4 yaşındaki bütün küçük çocuklar gibi,
Sachi’nin de kardeşini kıskanacağını ve kardeşine zarar vereceğini düşündükleri için onun bu istediğine hayır dediler.
Fakat Sachi, hiçbir şekilde kardeşini kıskandığına ilişkin bir belirti göstermiyordu.
Bebeğe çok iyi davranıyor ve kardeşiyle yalnız kalmayı istediğini daha çok dile getirmeye başlıyordu.
Bunun üzerine anne baba kabul ettiler onun bu isteğini.
Yalnız kalır kalmaz, Sachi bebeğin odasına girdi ve kapıyı kapattı.
Fakat kapı tam kapanmadığı için meraklı anne baba içeride olanları hem işitebiliyor, hem de görebiliyorlardı.
Sachi sessizce kardeşinin yatağına gitti, yüzünü yüzüne yaklaştırdı ve ona
"Bebek, bana Tanrı'nın neye benzediğini söyler misin? Ben unutmaya başladım da" dedi.

31

Tuesday, June 14th 2011, 5:40pm

Çok Çok Teşekkürler TurkEce

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

32

Tuesday, June 14th 2011, 6:36pm

Ben teşekkür ederim Rüzzgar mesaj yazan ellerine sağlık ^^

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

33

Tuesday, June 14th 2011, 11:06pm


Bir cuma namazı çıkışı, Fatih Sultan Mehmet'in yanına bir dilenci yaklaşır ve sadaka ister..
Sultan da çıkarıp dilenciye bir altın verir..Fakat dilenci için bu miktar kâfi gelmemiştir:
"Koskoca padişahımız kardeşine bunu mu layık gördü? " diye söylenir..
Sultan nereden kardeş olduklarını sorunca da :
"Padişahım, hepimiz Hz. Adem'den kardeş değil miyiz?" diye cevap verir..Fatih gülümser ve :
"Aman sessiz ol, diğer kardeşlerimiz de duyarsa, sana zırnık düşmez.." der...

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

34

Tuesday, June 14th 2011, 11:52pm


Nasreddin Hoca'ya:
- Hocam, at nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi? diye sormuşlar..
Nasreddin Hoca:
- Zannetmiyorum, diye cevap vermiş.
O nallardan her atta dört tane var ama, bütün gün kamçı yiyip duruyorlar...

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

35

Wednesday, June 15th 2011, 12:00am


Bir gün padişah iki tane köle satın aldı. Kölelerden biri çok temiz yüzlü inci dişli biriydi, nefesi gül gibi kokuyordu. Diğeri oldukça çirkindi, dişleri çürümüş ağzı kokuyordu.
Padişah o güzel yüzlü köleye ihsanlarda bulunarak onu hamama gönderdi. Dişleri çürümüş ağzı kokan köleyi yanına çağırdı. Kendini çok beğendiğini fakat arkadaşının kendisi hakkında çok kötü şeyler söylediğini belirterek, onun da arkadaşının kötü huylarını söylemesini istedi. Fakat köle arkadaşına toz kondurmadı hep onu övücü sözler söyledi. Padişah ne yaptıysa bir türlü o köleye arkadaşı hakkında kötü bir söz söyletemedi.
Nihayet İkinci köle hamamdan geldi. Padişah onu da sınamak için huzuruna çağırdı, onu övücü sözler söyledi:
"Sıhhatlar olsun ne kadar zarif ve lâtif olmuşsun. Keşke öbür kölenin sayıp döktüğü kötü huyların da olmasa ne olurdu." dedi ve onu da diğer köle gibi denemek istedi.
Bunun üzerine köle kızdı, köpürdü ve arkadaşı hakkında kötü şeyler sayıp dökmeye başladı.
Biraz konuştuktan, arkadaşının kötülüklerinden bahsettikten sonra padişah onu susturdu:
"Yeter artık ikinizin de özünü, aslını anladım, onun ağzı kokuyor, senin ise için kokmuş, bundan sonra sen o doğru sözlü ve güze! huylu kölenin emrindesin haydi git." dedi...

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

36

Wednesday, June 15th 2011, 12:12am


İbrahim Edhem bir gün gemiye biner, bir köşede oturup tefekküre dalar. Meydana gelen fırtınayı geminin batma tehlikesini hiç de merak etmez. Yolcular ise aniden çıkan fırtına yüzünden bağrışırken içlerinden biri, İbrahim Edhem'in gemide bulunduğunu, duâ etmesini teklif eder. Hep birlikte yalvarırlar. O da ellerini kaldırıp şöyle dua eder: "Yâ Rab, büyük kudretini gösterdin, ikaz olduk; şimdi de geniş merhametini göster de irşad olalım!" Aniden bulutlar çekilir, fırtına diner, güneş geminin üzerinde bayram havası estirir.

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

37

Wednesday, June 15th 2011, 12:27am


Fırat’ın bir yakasında yaşayan bir delikanlı ile öbür yakasında yaşayan güzel bir kız varmış. Birbirlerine aşık olmuşlar. Delikanlı her gece Fırat’ın sularında yüzerek karşı yakaya geçer sevgilisine ulaşırmış. Şafak sökmesine yakın delikanlı sevgilisine öpücük kondurup Fırat’ın azgın sularına girip öbür yakaya geçermiş. Bu gecelerce böyle sürüp gitmiş. Yine bir gece delikanlı Fırat’ı geçip sevgilisinin yanına gitmiş. Şafak sökerken delikanlı veda öpücüğünü vermek üzere kadının yanına sokulmuş, kadına dikkatle bakarak;
- Senin bir gözün kör müydü! demiş.
Kadın o zaman delikanlıya bakarak;
- Sen sen ol, sakın ola bugün Fırat’a girme demiş.
Delikanlı kadından ayrılmış, Fırat’a girmiş ve yüzme bilmediğinden boğularak ölmüş. Bizim delikanlı gerçekte yüzme bilmiyormuş, duyduğu aşk yüzünden, onun gücü sayesinde Fırat’ı geçermiş.
O aşk bitince de...

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

38

Wednesday, June 15th 2011, 1:19am


Buluttan bir damlacık indi denize. Enginliği görünce utandı.
Kendi kendine, 'Denizin karşısında ben de kimim ki... Onun varlığına göre ben yok sayılırım' dedi.
Kendisini küçük gördüğü için sedef gönlünü açtı ona, bağrına bastı ve korudu.
Kader onu o denli yüceltti. Naz ile besledi damlacığı sedef. ki, sultanların tacına kondurdu sonra inci olarak.
Damla kendisini alçak gördüğünden yüceldi, yokluk kapısına kapılandığı için var oldu...
(Bostan- Şeyh Sadi-i Sirazi)

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

39

Wednesday, June 15th 2011, 1:35am


Daha sonraları Milli Eğitim Bakanı olacak olan zamanın Maarif Müfettişi Hasan Ali Yücel ile Mustafa Kemal Paşa arasında bir gece Kayseri'de,sofra sohbeti başlar.
Mustafa Kemal Paşa Hasan Ali Yücel'e:
"Bugün lisede sizin mantık kitabınızı karıştırırken,Matematikte Usul' diye bir bahis gördüm... Demek siz riyaziyeden de anlıyorsunuz..." diye sorunca, Hasan Ali Yücel
"Biraz paşam" diye cevap verir...
Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa' nın:
"Peki söyleyin sıfır neye derler?" diye ikinci bir soru sorması üzerine,
Hasan Ali Yücel gayet mütevazı bir şekilde:
"Huzurunuzda bana derler paşam!"diye cevap verir...

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • "TurkEce/GnL" is female
  • "TurkEce/GnL" started this thread

Posts: 47,568

Date of registration: Sep 16th 2010

Location: TC İstanbul/allaturkaa

  • Send private message

40

Thursday, June 16th 2011, 11:03am


Fudayl Bin İyaz anlatıyor:
-Bir gün Muhammed Bin Vasi ile Yusuf bin Esbat’ı rüyamda gördüm.
Her ikisi cennetin kapısının önünde duruyordu.
Ben hangisinin önce gireceğini görmek için merakla bakıyordum. Derken Yusuf bin Esbat, cennete önce girdi. Oradaki bir meleğe:
-Niçin bu, ondan önce cennete girdi? Diye sordum. Melek bana şu cevabı verdi:
-Bunun bir gömleği, diğerininse iki gömleği vardı...