Sie sind nicht angemeldet.

Lieber Besucher, herzlich willkommen bei: AllaTurkaa. Falls dies Ihr erster Besuch auf dieser Seite ist, lesen Sie sich bitte die Hilfe durch. Dort wird Ihnen die Bedienung dieser Seite näher erläutert. Darüber hinaus sollten Sie sich registrieren, um alle Funktionen dieser Seite nutzen zu können. Benutzen Sie das Registrierungsformular, um sich zu registrieren oder informieren Sie sich ausführlich über den Registrierungsvorgang. Falls Sie sich bereits zu einem früheren Zeitpunkt registriert haben, können Sie sich hier anmelden.

1

Sonntag, 27. November 2011, 00:37

Sen Dizime Yattın

Sen dizime yattın, ben bir hikâye anlattım ve sen büyüdün diyordu kadın.
Adam annesine bakıyordu, bir şeyler söylemek istiyor ama tek kelime çıkıyordu dilinden…
Zor be anne, çok zor…

Zordu aşk evet, oldukça zor yaşanırdı ama insan çıkarırdı zorlukları karşısına. Gördüğü sevgiden korkardı bazen, bazen olmadık bir şeye takardı da soldururdu durup dururken tüm renklerini…

Önce kıza takıldım ben, bir an kendimi buldum belki herkes gibi. Bir fark vardı aramızda ben asla neden diye soramamıştım sana. Ben hiç neden yaptın bunu diye sormamıştım. Ben asla bu kadar cesaretli olamamıştım…

O kadın gibi güçlü olmayı başaramadım… Duyacaklarım için güçlü değildim belki, belki de… Neyse…

Adam dizine yatmıştı genç kızın ve o bir hikâye anlatmıştı adama. Bizde ise farklıydı biraz daha…

Sen çıktığında karşıma bir masal yazmıştım kendimce ve o masalın içine sokmuştum bizi. Sen bilmiyordun hangi masalın kahramanıydın. Göstermiyordum sana; çünkü korkuyordum. Biraz daha zaman diyordum çünkü… Kim bilir sevgimden kaçmanı istemiyordum belki.. Belki biraz daha güvenmek istiyordum ya da… Ya da benim seni sevdiğim gibi sevmeni bekliyordum…

Her şeyi biliyordum.
Evet, biliyordum kalbinde hala yarım parçaları kalan insanları… Biliyordum hala içinde bir yerlerde benim elimi tutarken özlem duyduğunu ve üzülüyordum. Üzüldükçe daha çok korkuyordum.

Sen benim dizime yatmadın ama ben hep sarıldım senin dizine, ellerini saçlarımda gezdirmeni sevdim önce, sarılıp uyurken kokunla masalım(ız)ı yazmaya devam ediyordum ve sen farkında olmuyordun hiç. .Dedim ya hangi masalın kahramanıydın bilmiyordun. Ve bilmiyordun ben tüm masallardan öte anlatıyordum Aşk’ı seninle… Ve anlıyordum…

Anlamaktan öte yaşıyordum…

Küçük bir kız çocuğu çıkıyordu sen yanımda olduğunda; şımarıyordu, nazlanıyordu ama seni çok seviyordu. Küçük bir kız çocuğu her seferinde seninle açıyordu gözlerini ve seninle dalıyordu uykuya…

Sen onun masalının kahramanıydın çünkü. Aşk’tın sen, Hayat’tın çoğu zaman o küçük kız çocuğu içinde, ilk defa Hayat’a bu kadar sıkı sıkı sarılıyordu korkmadan…

Bazen bir rüya görüp korkuyordu mesela ve o korkuyla açıyordu da gözlerini, senin yanında buluyordu kendini. Sen sarıp sarmalıyordun onu ve tüm korkuları kaçıyordu.
Bazen üşüyordu deli gibi, titriyordu da tüm bedeni sen gülümsemenle ısıtıyordun içini.
O küçük kız çocuğu bilmezken Aşk’ı, elini tuttuğun anda haykırıyordun aslında ona…
‘Aşk’ bu diye sevgili.
Ve sen bilmiyordun, bilmiyordun o küçük kız çocuğu seninle açtı gözlerini de mutlu olduğunu fark edip ilk defa gülümsedi.
Bilmiyordun, o küçük kız çocuğu tüm saflığıyla sevdi seni…

Sen bilmiyordun…

Bilmiyordun sen, evet hiç bilmiyordun…
Bilmezdin ki sen hiç,
Sırtını dönüp sarılmanı beklerken nasılda gülümserdi ve sarılınca sen nasılda mutlu olurdu o kız mesela…
Mesela her Pazar, gözlerini açtığında seni gördüğünde yaşadığı mutluluğu ve sen yokken yanında nasılda yan dönemediğini…
Bilmiyordun üşümelerini…

Her gidişin bir özlem, her dönüşün bir panayır yerine döndürürdü yüreğini…
Ve o en çok dönmelerini severdi…
Döndüğünde sana sarılmayı sıkı sıkı, öpmeyi derken, en çoksa koklamayı seni tekrar tekrar, içine çekmeyi…
Severdi…
Sen farkında değildin ya sevgili…
O küçük kız seni çok severdi…

Bu yüzden her dönüşünde saatler öncesinden hazırlanırdı mesela, tüm çirkinliğini kapatırdı boyalarla, gözlerinde bir ışıltı buradayım demeni beklerdi…
Ve masalım(ız)a anlamlar yüklerdi, mutluluk ve gülümsemeler olan… Anlamlar yüklerdi de, sen ve benden çıkar bize dönüşürdü her şey…

Sen bilmezdin, o küçük kız dönerdi arkasını ve beklerdi sarılmanı. Sonra kaldığı yerden devam ederdi yazmaya masalını. Bilmezdi masalların gerçek dünyada farklı yaşandığını. Dedim ya küçüktü daha, yüreği masallara inanmıştı ve seninle birlikte yazıyordu, yazmaktan öte yaşıyordu…

Seninle öğreniyordu Hayat’ı…

İlk şarabı senin ellerinden yudumladı mesela, mesela bu nedenledir şarap aşkı… Dokunduğun her yeri kutsadı sonra, kutsadı ve kapattı…

Kimse o kutsallığa ulaşamadı…

Hani demem o ki, kendi masalını yazdı senin kokunla yatarken geceleri ve sen bilmiyordun sevgili… Bilmiyordun o kız çocuğu tüm şımarıklıklarını sadece sana yapıyordu… Sadece seni görünce aklına gelirdi mesela kanepede uyuyakalmak. Bilirdi çünkü sen kucaklayıp götürürdün onu yatağına… Sen üstünü örter, sarılırdın sıkı sıkı.

Erkenden uykusu gelirdi bu yüzden… Biliyor musun sen terk ettiğinden beri o masalı, geç saatlere kadar oturur oldu o küçük kız çocuğu. Senin kokuna alıştı ya hani bir kere, hani tenine değdi ya teni, hani geceleri arkasını döndüğünde sen sımsıkı sarılırdın ya ona… İşte uyuyamaz ondan dolayı…

Ne zaman yan yatsa mesela sen gelirsin aklına, arkasında koca bir boşluk, ellerinde bir eksiklik, ruhunda bir yarımlık sarıp sarmaladığı anda açar oldu o kız çocuğu gözlerini…

Sen terk ettiğinden beri o masalı gülümsemedi hiç mesela. Sen çok severdin ya hani gülmesini, sakladı onu da… Senin dokunduğun her şeyi sakladığı gibi, onu da kapattı bir karanlığa…

Zaman dedi, zamanı yaşamış bir kadın ona. Ak saçları düşmüştü önüne ve sadece bakıyordu o küçük kıza…
Anlamlandıramadı, ‘zaman’ neyi yapacaktı…

Büyümeni sağlayacak dedi aynı kadın ona…

Büyümek neydi… Bilmiyordu ve eğer büyümek buysa istemiyordu… Ama zaman tıpkı masalını umursamadığı gibi, bu dileğini de umursamadı…

Sen bilmiyordun sevgili, o küçük kız seni çok sevdi…
Çok sevdi, çok özledi…
Büyüdü derken, büyüdü ve saklandı tüm kutsalları sakladığı yüreğin içine…
Aynı dar koridorlara kendini de sakladı.
Kimseye şımarmadı, kimseye gülümsemedi, kimseyi özlemedi, kimseyi sevmedi…
Seni sevdiği kadar…

Kadın bir hikâye anlattım diyordu dizlerime yattığında, adam zor be anne diyerek dert yanıyordu ve o küçük kız masalını da alıp saklanıyordu yaşadığı bedenin içine hiç çıkmamacasına…

Ve sen bilmiyordun sevgili, bilmiyorsun hatta…
O küçük kız saklandığı köşesinde, tüm kutsadıklarınla birlikte yaşıyor hâlâ…
Ve hala aynı saflıkla seviyor seni ya, bunu o küçük kız dışında kimse bilmiyor…
Tıpkı senin gibi…
Sen benim dizime yatmadın ama ben hep sarıldım senin dizine…
Sarılıp kendi masalımı yazdım ve gerçekle masalların farklı olduğunu anladım…


Alıntı.
[align=center][img]http://s1.directupload.net/images/110701/vy77gp2c.gif[/img][/align]

2

Sonntag, 27. November 2011, 00:41

Süpersin Kardeşimmm emeğine yüreğine sağlık...Ersin kardeşimm....


3

Sonntag, 27. November 2011, 00:47

Sağol Kardeşim,
Seninde Güzel Yüreğine Sağlık.
Beğenmene Cok Sevindim.
[align=center][img]http://s1.directupload.net/images/110701/vy77gp2c.gif[/img][/align]

æsi firtina

Erleuchteter

  • »æsi firtina« ist weiblich

Beiträge: 27 931

Registrierungsdatum: 21. April 2011

  • Nachricht senden

4

Sonntag, 27. November 2011, 01:11

Büyümek neydi… Bilmiyordu ve eğer büyümek buysa istemiyordu… Ama zaman tıpkı masalını umursamadığı gibi, bu dileğini de umursamadı…

Sen bilmiyordun sevgili, o küçük kız seni çok sevdi…
Çok sevdi, çok özledi…
Büyüdü derken, büyüdü ve saklandı tüm kutsalları sakladığı yüreğin içine…
Aynı dar koridorlara kendini de sakladı.
Kimseye şımarmadı, kimseye gülümsemedi, kimseyi özlemedi, kimseyi sevmedi…
Seni sevdiği kadar…

Kadın bir hikâye anlattım diyordu dizlerime yattığında, adam zor be anne diyerek dert yanıyordu ve o küçük kız masalını da alıp saklanıyordu yaşadığı bedenin içine hiç çıkmamacasına…

Ve sen bilmiyordun sevgili, bilmiyorsun hatta…
O küçük kız saklandığı köşesinde, tüm kutsadıklarınla birlikte yaşıyor hâlâ…
Ve hala aynı saflıkla seviyor seni ya, bunu o küçük kız dışında kimse bilmiyor…
Tıpkı senin gibi…
Sen benim dizime yatmadın ama ben hep sarıldım senin dizine…
Sarılıp kendi masalımı yazdım ve gerçekle masalların farklı olduğunu anladım…



harikaaaaaaaa yüreğine sağlık Günbey emeğine sağlık yüzlerce kez..
O küçük kızlar öylesine çokki.Ve büyüdüler artık acılar büyüttü..
Bu gece çok şeyleri bilmeyerekte olsa derinden yaşattın Günbey,acılar ve tatlılar karmançorman..

5

Sonntag, 27. November 2011, 01:30

Beğenmene Sevindim Asi :sapka:

Paylasımlarda Amacım Uzmek Değil Ama,
Üzüntüyede Sebep Oluyorum Sanırım :sorry:
[align=center][img]http://s1.directupload.net/images/110701/vy77gp2c.gif[/img][/align]

æsi firtina

Erleuchteter

  • »æsi firtina« ist weiblich

Beiträge: 27 931

Registrierungsdatum: 21. April 2011

  • Nachricht senden

6

Sonntag, 27. November 2011, 17:48

Öylesine güzel Paylaşımlar ki Günbey.
Unutulan veya anımsamaktan korktuklarımızı bizlere hatırlatan paylaşımlar.
hayatın içinde acıyıda tatlıyda yaşıyoruz..
Sadece son günler biraz fazla acımsıtrak yaşandı.
Paylaşımlarını zevkle okuyorum.
Gönlüne sağlık emeğine çok tşk ler........

7

Sonntag, 27. November 2011, 18:10

Paylaşımlarını zevkle okuyorum.

Buna Cok Sevindim :thumbup:
[align=center][img]http://s1.directupload.net/images/110701/vy77gp2c.gif[/img][/align]

Ähnliche Themen

Verwendete Tags

E.Günbey