Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, AllaTurkaa sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

1

Saturday, 22.09.2012, 21:30

Edebiyat Şiirleri

Daha mutlu düşlerim var,

Ve dahasında en anlamlı sevinçlerim...

En safındaki karışımı içmek doyasıya:

Eğlencesinin doruğunda....

El sallamak tüm Gökkuşağına

Sevgiyi sevmenin peşinde...

Hüznüm teceavüz ediyor-

yine Tüm benliğime....


(Alıntı)

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

2

Saturday, 22.09.2012, 21:32

Edebiyat Şiirleri

Aşkım Kendin Ol sadece sen

Bir beyaz kagıt gibi ol, yada gôkyùzùnde, semada, arşında ùstùnde beyazbir melek gibi ol



Hiç işlenmemiş bir gùnah gibi ol dogmamış bir insan gibi dog bu acımasız dùnyaya

Dogki sen dùnya için deyil dùnya senin için dônsùn



Sôylenmemiş bir yalan gibi ol duşmesin dilinden dôkùlmesin kalbine tekbir hece

Ya ateş kadar kırmızı ol yansın seninle kalbindeki gôk kuşagı

veya bir su ol bırak bulsun kendi yatagını



Öyle bir tôvbe olki mabet diye kapansın melekler,acılsın arştan gônùl kapısı

Ve ôyle bir sevgi olki sevmek için sevilmeye muhtaç olma



bir taş olki parmaklıklar kur içine mùebbet ceza versevgiline

Öyle bir gôz yaşı olki herdamlası can olup cananı bulsun ona pınar olup onunla bogulsun

Öyle biri olki aşkım kendin olsun sadece sen





Victor Hugo

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

3

Saturday, 22.09.2012, 21:34

Seni, anlatabilmek seni.

İyi çocuklara, kahramanlara.

Seni anlatabilmek seni,

Namussuza, halden bilmeze,

Kahpe yalana.



Ard- arda kaç zemheri,

Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.

Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...

Bir ben uyumadım,

Kaç leylim bahar,

Hasretinden prangalar eskittim.

Saçlarına kan gülleri takayım,

Bir o yana

Bir bu yana...



Seni bağırabilsem seni,

Dipsiz kuyulara,

Akan yıldıza,

Bir kibrit çöpüne varana,

Okyanusun en ıssız dalgasına

Düşmüş bir kibrit çöpüne.



Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,

Yitirmiş öpücükleri,

Payı yok, apansız inen akşamlardan,

Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,

Seni anlatabilsem seni...

Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum, kapama gözlerini...



AHMED ARİF

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

4

Saturday, 22.09.2012, 21:36

Bütün güzel kadınlar zannettiler ki aşk üzerine yazdığım her şiir kendileri için yazılmıştır

bense daima üzüntüsünü çektim

onları iş olsun diye yazdığımı

bilmenin...



Orhan Veli Kanık

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

5

Saturday, 22.09.2012, 21:40

Osip MANDELSTAM

(Fransa, 1891 – 1938 )

AĞIRLIK VE TATLILIK KIZKARDEŞTİR



Ağırlık ve tatlılık kızkardeştir, aynıdır belirtileri

Ciğerotları ve yabanarıları ağır gülleri emerler;

İnsan ölür, soğur ısınmış kum,

Kara bir sedyede taşırlar bir gün önceki güneşi.


Ah, ağır petekler ve o tatlı ağlar,

Ağır bir taşı kaldırmak daha kolaydır tekrarlamaktan senin tatlı adını!

Tek bir kaygım var benim, altın bir kaygım:

Zamanın ağırlığını kaldırmak kaygısı…


Kara bir su gibi çekerim içime bulanık havayı,

Zaman pullukla sürülür ve gül çürüyüp toprağa döner;

Örülür iki sıralı bir çelenkte ağırlıkları ve tatlılıkları

Karışırken yavaş bir burgaçta ağır ve tatlı güller…


Türkçesi: Ataol Behramoğlu

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

6

Saturday, 22.09.2012, 21:42

AYRILIK / Fried





[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2010/04/fried.jpg?w=249&h=300[/img]


Erich Fried

AYRILIK

İlk gün kolaydı

ikinci gün biraz zor

Üçüncü gün daha zor ikinciden


Günden güne daha zor:

Öylesine zordu ki yedinci gün

dayanılmayacakmış gibi neredeyse


Şimdiyse

özlemini çekerim

yedinci günün


Türkçesi: Bekir Karadeniz

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

7

Saturday, 22.09.2012, 21:44

KARA PALYAÇO / Hughes





[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2010/03/hughes.jpg?w=212&h=300[/img]


Langston HUGHES

(A. B. D., 1902-1967)

KARA PALYAÇO

Ben bir kara palyaço:

O hiç yüz vermedi bana

Tuttum kimse görmeden karıştım geceye

Gece de karaydı nasıl olsa


Ben bir kara palyaço

O hiç yüz vermedi bana

Tuttum şafak söksün bekledim ağlaya ağlaya

Seherin tepeleri kanadığında

Yüreğim de kanlıydı nasıl olsa


Ben bir kara palyaço

O hiç yüz vermedi bana

Baktım benim cıvıl cıvıl yüreğim

Havası kaçmış balona dönmüş

Çıktım sabah sabah

Yeni bir kara sevda aramaya


Türkçesi: Necati Cumalı

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

8

Saturday, 22.09.2012, 21:45

DESTANSI ÖYKÜ / Seferis





[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2010/03/seferis.jpg?w=296&h=300[/img]

Yorgo SEFERİS

(Yunanistan, 1900-1971)

DESTANSI ÖYKÜ

IX

Liman yaşlıdır, artık bekleyemem

Çamlı adalar için çekip giden arkadaşları

Çınarlı adalar için çekip giden arkadaşları

Açık deniz için çekip giden arkadaşları.

Okşarım paslı gemileri, kürekleri okşarım

Ki bedenim canlansın ve güçlensin.

Yelkenler tuz kokusu verir yalnız

Öteki fırtınadan.


Yalnız kalmak isteseydim, sessizlik

Olurdu aradığım, yoksul ufukta

Bu çizgilerin, bu renklerin, bu suskunluğun

Ruhumu parça parça edeceği umudu değil.


Gecenin yıldızları yeniden getirdi bana

Ölümü bekleyen Odysseus’un güvenini, çiriş otları arasında.

Burda çiriş otları arasında demirlediğimiz zaman

Adonis’in yaralandığını bilen boğazı bulalım istedik.


Türkçesi: Melih Cevdet Anday

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

9

Saturday, 22.09.2012, 21:46

ÖYLEDİR ÖYLE BAŞLAR / Pasternak





[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2010/03/boris_pasternak.jpg?w=209&h=300[/img]

Boris PASTERNAK

(Rusya, 1890-1960)

ÖYLEDİR ÖYLE BAŞLAR

İnsan iki yaşında da öyle başlar işte

Ezgilerin karanlığına sıyrılır kucaklardan,

Cıvıl cıvıl cıvıldar, mırıldar bir süre,

Derken, üçüne doğru, sözler dökülür ağzından.


Öyledir işte, yavaşça başlarsın anlamaya,

Kapılıp bir türbinin büyük gürültüsüne,

Sen misin bu, bir başkası mı yoksa,

Yabancılaşmıştır evin, bir gölgedir annen de


Bu zalim leylâk parıltısının nedir derdi?

bu dökülen, bu inen bir park kanepesine,

Nedir? çocukları kaçırmak gibi bir şey mi?

Öyledir işte, kuşlar öyle doluşur içine.


Arttıkça artan kıvamını bulan acılardan:

Yüreğinde ulaşılamayanın özlemi, uzak yıldızlar,

Faust gibi olduğun, kafan bulandığı zaman

Öyledir, öyle başlar çingene çalgıcılar.


Uçaraktan yüce yüce gök katlarından

Çevrili alanlar görürsün, evsiz topraklar,

ve denizler bir iççekiş kadar ansızın,

İşte tıpkı öyle doğar heceler ve uyaklar.


Yulafların üstünde, sırtüstü,yaz geceleri,

yakarır durur: her şey yerini alsın diye,

Sakınarak gözünden şafağı ve evreni

Öyle olacaktır, öyledir dalaşımız güneşle.


Öyledir, öyle başlar yaşamak, dizelerle.

Türkçesi: Cemal Süreya

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

10

Saturday, 22.09.2012, 21:47

ÇİÇEK / Celan





[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2010/03/celan.jpg?w=174&h=300[/img]


Paul Celan


ÇİÇEK



Taş.

Havadaki taştır izlediğim.

Gözlerin, taş kadar kör.


Biz

ellerdik,

karanlığı döküp bulduk

yazdan esen sözcüğü:

Çiçek


Çiçek -bir sözcük görmeyenler için

Senin ve benim gözlerimiz:

Suyun pınarı

onlarda.


Gövermek

birbirine eklenen yapraklar gibi,

yürek duvarlarıyla.


bir sözcük daha buna benzeyen ve

havada titreşir kulak kemikçikleri.


Türkçesi: Ahmet Cemal


Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

11

Saturday, 22.09.2012, 21:49

YAZIN ÇİÇEKLER / Balurao






[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2010/03/bahcecicekleri1.jpg?w=300&h=194[/img]

S. BaluRao

(Hindistan, 1929)

YAZIN ÇİÇEKLER

Yaz öldürücü bir hastalıktır

Caddelerde büzüşen

Çalılıklarla ağaçlar da

hastanede yatan hastalar


Turuncu gülmühürler

Kızarmış,

yüksek ateşten

sayıklıyor


Ciddi bir sarılık geçiren

Sarsalkımlar

ağır kokular

saçıyor


Mavi-mor Jakarandalar

ince hastalık çekiyor

bir deri bir kemik kalmışlar

uğursuzca dişlerini takırdatıyor


Kırmızı zakkumlar

her tarafları

yara bere içinde

güneşin altında kanıyorlar


Açık pembe Leylaklar

çiçek açmışlar

ağır kansızlık çekiyor

titreye titreye yere devriliyorlar.


Türkçesi: Ergin Koparan

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

12

Saturday, 22.09.2012, 21:50

KAPALI GÖZLERLE / Paz





[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2010/03/paz_image.png?w=234&h=300[/img]

Octavio PAZ



KAPALI GÖZLERLE

Kapalı gözlerle

Sen aydınlanırsın içeriden

Sen kör bir taşsın


Geceler geceler boyu yontarım seni

Kapalı gözlerle

Sen açık-sözlü taşsın


Biz ikimiz çoğaldık

Yalnızca tanıyarak birbirimizi

Kapalı gözlerle.


Türkçesi: Ali Cengizkan

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

13

Saturday, 22.09.2012, 21:52

Octavio PAZ



UNUTUŞ

Yum gözlerini, yitir kendini karanlıkta

gözkapaklarının kırmızı yaprakları altında.


Gömül vızıldayan sesin

düşen sesin halkalarına

ve uzaklarda yankılan

dilsiz bir çağlayan gibi,

davulların çalındığı yerde.


Bırak kendini karanlığa,

kendi etine gömül,

kendi yüreğine;

kemik, o mor şimşek,

kamaştırsın gözlerini, kör etsin,

mavi göğsünü göstersin akşam ışığı

körfezler ve gölgeli koyaklar arasında.


O sıvı karanlığında uykunun

ıslat çıplaklığını;

kıyıya kimbilir kimin bıraktığı

gövdeni, o köpük danteli unut.

Sonsuz kadın, yitir kendini

kendi benliğinin sonsuzluğunda,

bir başka denizle buluşan bir deniz gibi

unut kendini, beni unut.


Dudaklar, öpüşler, aşk, her şey yeniden doğar

o ölümsüz, o yalın unutuşta:

gecenin kızlarıdır yıldızlar.


Çeviren: Ülkü TAMER

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

14

Saturday, 22.09.2012, 21:53

Anneannemin Ask Mektupu / Crane






[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2010/02/love_.jpg?w=300&h=251[/img]

Hart CRANE

(Rusya, 1899-1932)

ANNEANNEMİN AŞK MEKTUPLARI

Belleğin yıldızlarından başka

Gökte yıldız yok bu gece.

Oysa belleğe ne çok yer var

Yumuşak yağmurun gevşek kemerinde.


Annemin annesi

Elizabeth’in

Tavan arasının bir köşesine sıkışıp kalmış

Ve orada kar gibi eriyecek kadar

Sararıp eprimiş

Mektuplarına bile yer var.


Bu kadar geniş bir boşlukta

Yumuşak adımlarla yürümeli insan.

Burası tümüyle görünmeyen

Bir tel ak saça asılı,

Havada bir ağ ören kuş dalları gibi titriyor.


Ve ben soruyorum kendime:

“Yankılardan başka bir şey olmayan

Eski havaları çalacak kadar uzun mu parmakların:

Sessizlik ezgileri kaynağına taşıyıp

Sonra anneannene getiriyormuş gibi

Yeniden sana getirecek kadar

Güçlü mü?”


Gene de elinden tutup anneannemi

Anlayamayacağı pek çok şey arasından geçirirdim.

Bu yüzden ayağım sürçüyor. Ve yağmur

Acıyan tatlı bir gülüşle yağıp duruyor.


Türkçesi: Cevat Çapan

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

15

Saturday, 22.09.2012, 21:55

BİLİRİM BİR KIŞA HAZIRLANMAYI



Sana bir boyun atkısı gerek. Çünkü kış geldi.

Ve sular bir uzun geçmişe hazırlanır. Nerdeyse.

Bir çocuk ölür. Bir kadın hastalanır. Odalar,

bulutlanır.

Su içmekten. Uzak. Bir kötfe kokusundan

İnsan

uzak

bir memleket havasından.

Belli belirsiz bir şeylerden utanır.

Yapışkan ve dayanılmaz bir vicdanın eşliğinde

Gece.

Hatırlarız bir günlerde üşümediklerimizi.

Üşümeyeceklerimizi.

Kimilerine bir şarkı gibi gelir bütün bunlar. Oysa.

Bir kez daha söylüyorum üstümüze yağanları.

Uzuneski.

Olumsuz. Güneşlere aykırı.

Haziran mintanları. Kopkoyu kent garları.

Alınıp götürülenler. Yerlerine konanlar.

Anladığımız ve.

Şaştıgımız kalabalıklar. Bir korku

aşka benzer yalınlığı. Bir korku.

Kuduz korkusu gibi sudan.

Bir korku.

Semercilerin. Bakırcıların. Nalbantların. Arzuhalcilerin.

Kantarcıların ve demircilerin ve çilingirlerin.

Parmakçıların dinsizlik korkusu. Takunyecilerin.

Bir odada kalanların ölüm korkusu.

Bileycilerin, bezzazların ve ölü yıkayıcılarının.

Ve pazarcıların. Gökyüzü korkusu.

Bütün garipliğiyle esnaf çarşılarının

ve uygunluguyla ve yenilmişliğiyle

bir sancı gibi dolanır içimizi.

Yarı aç yarı tok dolaştıgımız bir Ankara’da

Bir haşhaş gibi sanki. Bir acı su.

Bir yagmur cömertliğiyle Anadolu’dan.

dolaşır içimizi

Onların akşamları.

Yaralı olmak

yerinde olmamak

uzun gecikmesi son kesinliğin

bir sabah biliyoruz elbet neyi bölüştüğümüzü

göz göze

bakışınca. Biliyoruz

neyi bölüştüğümüzü.

Konuşmasak da.

Şimdi tutalım bu diriliği artık. Zamanıdır.

Zamanıdır. Nerdeyse kar başlar. Küçük kuşlar ölür.

Semerciler ve dilsizler ölür.

Seninle ben kalırız. Yeni bir yaşamaya.

Gökler ve kentler ufalır. Seninle ben kalırız.

O şarkı sanılanlar bir kavga halini alır.

Nerdeyse kar başlar.

Birini düşünür gibi oluruz. Biliyorum

Ellerin de üşür. Biliyorum ama

Isıtabilirsin onları. O ateşte.

Hazırsın da. Biliyorum. Ama

sana bir boyun atkısı gerek. Kış geldi.

Turgut Uyar

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

16

Saturday, 22.09.2012, 21:56

ÖLÜ BİR DENİZ YILDIZI / Edip Cansever






[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2012/09/denizyildiz.jpeg?w=450&h=337[/img]



ÖLÜ BİR DENİZ YILDIZI



Ey sonbahar! ey düşsel yolculuk! seni

Dolaştım yaz sıcaklarında, bekledim

Duydum ki benim değildi artık, doğanın

Kalbiydi uçurumlar toplamı kalbim.

De bana, anlat bana, öyleyse neden hatırlıyorum onu

O fırtına kuşunu gölgesini yere düşüren

Gittiydi geldiği yere, uzaklığına

Döner mi bir daha dönmez mi bilmem

Yüklenip yittiydi gözden onca çırpınışları

Ne sevinç bıraktıydı içimde, ne keder, ne acı

Bir sen kalmıştın sen, ey sonbahar ilimi, dörtnala gelen

Bir atın kalkışı gibi kalkıp da gözlerimden.

Parlar ki şimdi arasıra geceleri

Diplerde, derinlerde, yalnızlığımda

Ölü bir deniz yıldızıdır mutluluk

O nedensiz mutluluk, olsa da olur olmasa da.

Edip Cansever

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

17

Saturday, 22.09.2012, 21:57

TOMURCUK



Vazgeçmededir aşkın güzelliği

Boy atarken alabildiğine gür

Düzlerde ırmaklar örneği yürür

Yeşerirken ak bademin çiçeği

Güzelliği vazgeçmededir aşkın

Dur kapısında bu masal ülkenin

Suyun ışığı kokusu yeşilin

Bırak bir deli tomurcukta kalsın

Aşkın güzelliği vazgeçmededir

Bilmediğin suların yaman dibi

Başında ilk yazın ağaçlar gibi

Bir gün daha beter büyür güçlenir.

Sabahattin Kudret Aksal

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

18

Saturday, 22.09.2012, 21:59

OTAĞ / İlhan Berk





[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2012/09/libris2.jpeg?w=450&h=698[/img]



OTAĞ



Sevgilim, işte eylül

Ve işte senin usul usul seğiren yüzün.

Zaman ki sonsuzdur

Bitmemiş şiirler gibidir.

Bazı hüzünleri

Bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.

Biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık

(İsteğin bulanık kıyısında).

Bundan değil midir bizim aşkımızda

Sürekli bir akşam hüznü vardır.

İlhan Berk

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

19

Saturday, 22.09.2012, 22:00

KARDEŞİM BARIŞI NE ZAMAN YAPACAĞIZ? / Fikret Demirağ





[img]http://simgesiir.files.wordpress.com/2012/09/545873_363991607011128_1992774459_n.jpeg?w=450&h=359[/img]



KARDEŞİM BARIŞI NE ZAMAN YAPACAĞIZ?



Kardeşim, işte gene geldi yaz, yüreğin yazın mektubunu aldı mı,

işte yaz geldi gene, kardeşim, barışı ne zaman yapacağız,

ne zaman barışacağız önce kendi kendimizle sonra birbirimizle,

ne zaman gidip gelecek sevgi suları aramızda, işte gene yaz geldi,

barış buğdayını ne zaman ekeceğiz, yüreklerimiz ne zaman konuşacak,

ne zaman duyacağız, söyle, sevgili, yaşamın sürüme uğultusunu,

işte gene yaz geldi, etin mavinin ve sevişmenin kokusunu aldın mı,

ne zaman olacak kendi sesimiz, “kendimiz” olmayı ne zaman öğreneceğiz,

ne solgun çocuklar, gençlikler yaşadık, kardeşim, aklında mı,

aklında mı ne yoğun acılar, ne boşa yorgunluklar yaşadığımız,

anımsa, ne adına, ne bol ölümlere akıp gitti kanlarımız,

nasıl ziyan olup gitti en güzel yıllarımız, anımsa,

her gün biraz daha çarklara yedirildiğimizin farkında mısın,

şarkılarımızın başkalarınca belirlendiğini ne zaman anlayacağız,

boşa akan sular gibi nasıl yoğa akıp gittik, anımsa

Kendimiz olmayı, ne zaman öğreneceğiz, örselememeyi hiçbir yüreği,

umutlarımızın ve acılarımızın küllerine olsun saygılı olmayı ne zaman,

ne zaman anlayacağız yaşamın saygıya değer olduğunu, insanın ve şarkısının,

bir otu, bir yaprağı bile ezip örselemeden sevip koklamayı, ne zaman,

uğultulu zaman kovanı önünde ürpermeyi ve doğru algılamayı onu,

acıları gündemden ne zaman düşeceğiz, insanla yaşıt o çıkar duygusunu,

kardeşim işte gene yaz geldi, yazlar yüreğine sevmeyi öğretmedi mi,

işte yaz geldi gene, işte yaz geldi, işte yaz, mektubunu aldın mı,

Yüreğinin mektubu eline ulaşmadı mı hiç almadın mı avuçlarına onu,

şiir, o gerçek şiir ne zaman dolduracak yaşamın kılcal damarlarını,

sevginin tozunu ne zaman alacağız, ovup parlatmayı sevgili bir umudu,

kardeşim, büyük büyük harflerle yüreğimize ne zaman yazacağız

bu kirlenmiş dünyadaki bütün güzel, haklı şeylerin adını

Ne zaman alacağız yalansız bir sevişmenin o benzersiz tadını?

Aklazarar`

Stajyer

  • "Aklazarar`" bir kadın
  • Konuyu başlatan "Aklazarar`"

Mesajlar: 118

Kayıt tarihi: Sep 22nd 2012

  • Özel mesaj gönder

20

Saturday, 22.09.2012, 22:02

Stéphane Mallarmé – Deniz Meltemi




Hayır yok tenden artık; hatmedildi kitaplar.



Ah! Bi kaçsam! Bilirim, o mest kuşlara diyar,



Bir akl’almaz köpükle göklerin arasında.



Bir şey tutamaz gayrı, gözlerin aynasında



Yanan bahçeler bile, bu deniz kokan gönlü;



Tutamaz ne geceler, ne duran o hüzünlü



Boş kâğıtlar üstüne iğilmiş kandil öyle;



Tutamaz o çocuğunu emziren taze bile,






Gidiyoruz! Kalk, gemi! Yalpanı vur şöyle bir,



Ve sonra al bir günâ âleme doğru demir!



Ümitten onca çekmiş sıkıntı şimdi, dersin,



Hayır duasına mı kanmakta mendillerin?



Belki de bu direkler, fırtınalara davet,



Nâçar bir gün yığılır güverteye… Ne imdat,



Ne görünürde ada ve ne kürek ne yelken;



Ama sen geçme gine gemici türküsünden!

Alıntı