Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, AllaTurkaa sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

21

Sunday, 11.01.2015, 21:31






" Yanında seni ısıtacak biri varsa,üşümek gerçekten güzeldir"


Can Dündar





Noktayı cümlenin sonunda değil, Tereddüt ettiğin yerde koyacaksın.

22

Thursday, 12.02.2015, 23:37





BİR DOST OLSUN, GERÇEK BİR DOST...
Hani, diyorum da, insanın gercekten mükemmel bir dostu olsa…
ONA, şöyle, içine sindire sindire, kocaman bir sarılsa…
Yüreklilikle söylediğiniz… CANIM BENİM!.. dediğiniz…
Telefonda bile saatlerce konuştuğunuz, sıcacık biri…
Cesur, sempatik, azimli, kararlı…
Arayan, soran, SENİ ÖZLÜYORUM diyen biri.
Böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz.
Yanıltmaz!
Anlayışla karşılar her şeyi…
Hataları, günahları, sevapları, her bir şeyi konuşabilirsiniz onunla…
Bir arayış içinde olmanıza gerek yoktur.
O kendiliğinden çıka gelir zaten.
Bir gün bakarsınız, kapınızda…
Bir da bakmışsınız sımsıcak sohbetler, derin konular, sırlar, paylaşımlar… Kimseye söyleyemediğinizi, en yakınınıza anlatamadığınızı, geçmişteki İzleri, geleceğe dairlerinizi, sadece ona anlatır olursunuz.
Kadın, erkek farketmez.
Bir dost bulun! Ama gerçek olsun.
Aradığınızda işinizi değil, sizi soran…
Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kıracınız olsun.
Anlatsın, konuşsun, açık seçik, korkmadan yaşasın. Güvensin!
Cinsiyeti olmasın! Bir kartal kadar haşin, bir maymun kadar şaklaban, bir ceylan kadar narin olsun.
DoğrularI söylesin. Gözleriyle ve kalpten konuşsun.
Yaşasın!
Doya doya yaşasın, doya doya yaşatsın.
Beyninden değil, yüreğinden versin.
OLSUN VARSIN! PAYLAŞIRIM.” desin.
Bir dostunuz olsun.
Sizi ve benliğinizdekileri paylaşsın...
Dost olsun!
Ama…
Gerçek bir dost..
Can Dündar



Noktayı cümlenin sonunda değil, Tereddüt ettiğin yerde koyacaksın.

23

Saturday, 11.04.2015, 23:18







Yani "Bugün Telefon etmedi" demeden,
"şu an nerede acaba?" diye kendi kendinizi yemeden,
"Yaş günümü hatırlayacak mı acaba?" diye bir beklenti içine girmeden
Sevdiniz mi hiç?

Onun, size ait bir mal olmadığını kabul edip, onu
özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi?

Yanındaki erkek arkadaşına aldırmamayı öğrenip ama
aldırmıyormuş gibi yapmadan, gerçekten aldırmadan,

"Bitecekse biter, bunu ben değiştiremem, beni sevmeyi
bırakmasını değiştiremeyeceğim gibi" diye düşünüp.

Onu yersiz kıskançlıklara boğmaktan ve kendinizi yıpratmaktan
vazgeçebildiniz mi hiç?


Hiç beklemeden çalan bir kapıda, onu karşınız da görmek ne güzeldir bilir
misiniz?
Beklemediğiniz bir anda hediye almak en sevdiğinizden
Ve beklemeden gelen bir "seni seviyorum" mesajının tadına varabildiniz mi hiç?
Siz istediğiniz için değil, o istiyor diye yapıldı mı tüm bunlar?
Ve beklentisiz sevmenin tadına bakabildiniz mi hiç?

"Bugün beni hatırlamadı"
yerine "Hiç beklemiyordum,senin geleceğini" diyebilmek ne güzeldir oysa...

Onu boğmadan, kendinizi boğmadan sevebilmek ne güzeldir

Sahiplenme duygusundan uzak, sevmenin, sevilmenin tadına varabildiniz mi hiç? Yapılmamış davranışlar, söylenmemiş sevgi sözcükleri ile kendi kendinizi
aşk çıkmazında kaybedeceğinize,
Hiç beklenmeyen bir demet çiçekle mutlu oldunuz mu?

Beklentisiz sevin!

Ben, beklentisiz seviyorum
"Niye aranmadım" diye düşünüp kendini kendinizi yiyeceğinize, hiç
beklenmedik bir "Seni özledim" mesajı ile aşkı yakalayın

Beklentisiz sevin...

Ben, beklentisiz seviyorum
O, sizin sevgiliniz oldu için değil.
Ona tapulu malınız gibi, çantanız,
arabanız gibi davranma hakkınız olduğunu düşünmeden.
Onu sevdiğiniz, onun
da sizi sevdiği için sevin
Sevgiye karışan "beklenti" denen illetihemen silin aşkın ak sayfalarından
Göreceksiniz ki, o zaman aşk, başka bir güzel Göreceksiniz ki, o zaman sevgili, daha bir romantik
Göreceksiniz ki, o zaman sevmek ve
sevilmenin damaklarda bıraktığı tat, yıllanmış şarap gibi,
beklenti zehrine karışmadan bir başka döndürüyor insanın başını
Ben, beklentisiz seviyorum
Onun nerede olduğunu merak etmiyorum "Beni bugün neden aramadı"
diye geçirmiyorum içimden, aramadığı zamanlarda
Geleceğe dair hayallerim de yok zaten

Ben, sevgiyi yaşıyorum...

Onun yanımda olduğu anlar o kadar değerli, o kadar kıymetli ki
Gerçekleşmemiş ve gerçekleşmeyecek beklentilerle mahvetmiyoruz o anları
Beklentisiz seviyoruz
Sevdiğimiz için seviyoruz
Hayalsiz, geleceksiz, beklentisiz
Anlık seviyoruz...

Deneyin
Beklentisiz, sevmeyi deneyin bir gün beklentilerle boğduğunuz aşklarınıza acıyacaksınız

CAN DÜNDAR
Noktayı cümlenin sonunda değil, Tereddüt ettiğin yerde koyacaksın.

24

Tuesday, 8.03.2016, 13:27

[size=12İnsan kirli bir nehirdir. Kirli bir nehri,
Kirlenmeden içine alabilmen için deniz olman gerekir.

Can Dündar][/size]

25

Tuesday, 8.03.2016, 13:29

İkinci bahar “son” bahardır. Orada aşk, hayatla cilveleşmekten çok, hayat denilen çileyi birlikte göğüslemektir.
İlkbaharda çoğunlukla imkansızlıktır aşkı filizleyen, besleyen; “sonbahardaysa fedakarlık…”

Can Dündar - Aşka Veda

26

Tuesday, 8.03.2016, 13:32

Onunlayken pervaneleşen yelkovanlar, onsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain…
Dünyanın en güzel yeri onun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse…
Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez, özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa…
Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü…
Hem kimseler duymasın hem cümle alem bilsin istiyorsanız…
Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa…
Kesinlikle aşıksınız demektir. Ve işte Gerçek aşk budur.
Can Dündar - Aşka Veda

27

Tuesday, 8.03.2016, 13:33

Aşk devrimcidir.
Otorite, düzen, nizam tanımaz.
Coşkuyla çarpan iki kalbin yarattığı etkiye hiçbir direnç dayanmaz.
Sınırlar, harp içindir; aşk sınırdan anlamaz.
Yaş, sosyal statü, renk, ırk, din, cins, dil, mezhep, milliyet farkı, tutkuya mani olamaz.

Can Dündar - Aşka Veda

28

Tuesday, 8.03.2016, 13:34

Çok akıllı olmadım hiç. Yanlış atlara çok oyunlar oynadım. Kulağımdan kar suları eksik olmadı. Sürüden ayrılan koyunları sevdim hep. Bir de kendi bacağından asılmayanları.
Kendimle yaşadım en büyük kavgalarımı İçimdeki çocuklar tahterevalli oynadı hayatla; ben seyrettim.

Can Dündar - Kırmızı Bisiklet

29

Tuesday, 8.03.2016, 13:37

VEDA

Çok ileri bir tarihte
Çok yaşlı olarak
Sessizce ayrılmalıyım
Kimseye pek gözükmeden
Ve kimseyi rahatsız etmeden.

Masanın üzerinde
Dünden kalan işler
Tamamlanmamış yazılar
Okunmayı bekleyen kitaplar
Ve anılar ve umutla.

Filleri kuyruğundan çekerek
Tepeleri aşırtmaktı görevim
Günler bitti filler tükenmedi
Ben elimden geleni yaptım
Gerisini siz tamamlayın.

Boşa geçmedi hayatım
Daha fazlası olabilirdi ama
"Buna da şükür" demeliyim
İşte sevgili dostla
Ben böyle veda etmeliyim.

İsmail Cem, 1995

Can Dündar - Ben Böyle Veda Etmeliyim

30

Tuesday, 8.03.2016, 13:38

Tüyden kanatlıların ölmesi gerek, çelik kanatlılar uçabilsin diye semada...

Can Dündar - Savaşta Ne Yaptın Baba?

31

Tuesday, 8.03.2016, 13:40

Saklı hazineyi, vurulduğu sevgiliyi, kaybettiği ülkeyi arayan gezgin, büyük sınavlardan geçip yaman engeller aşarak kendi benliğine ulaşır, şuuruna kavuşur bu destanların Kaf dağında... Ve sonunda "kendi hazine"sini bulur... Anlar ki, keşfedilecek ülke insanın kendisidir.

Can Dündar - Uzaklar

32

Tuesday, 8.03.2016, 13:41

Mısır piramitlerinin eteklerinde hazine arayan Endülüslü çobana Simyacı'nın dediği gibi, "Yolculuk bir öğrenme yöntemidir. Bilmemiz gerekenleri bize o öğretir."

Can Dündar - Uzaklar

33

Tuesday, 8.03.2016, 13:42

Doludizgin bir nehrin sularına nedensiz düşüvermiş solgun yapraklar gibi taşıyor hayat bizi...Karanlık bir meçhule doğru akıyoruz... Nehrin sonu ya dingin bir deniz ya cehennemi bir çağlayan,bilemiyoruz.Biçare,sürükleniyoruz.

Can Dündar - Yarim Haziran

34

Tuesday, 8.03.2016, 13:51

"Kendinize mi alacaksınız?" sorusuna,
“Hayır sevgilim için” yanıtını verdi, ihanete uğramış güzel bir kadın, av malzemeleri satan bir dükkanda avcı bıçaklarını incelerken…

Can Dündar - Aşka Veda

35

Tuesday, 8.03.2016, 13:53

Kış boyu baharı iple çekmişken...
... şimdi sonbaharı özlemem neden?

Can Dündar - Yarim Haziran

36

Tuesday, 8.03.2016, 13:56

Herkes bir arayış içinde,
ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor.
Can Dündar

37

Tuesday, 8.03.2016, 13:58

Bu günlerde aklıma gelen başıma geliyor nedense,
birde gönlümden geçen yanımda olsa keşke.
Can Dündar

38

Tuesday, 8.03.2016, 14:22

“Sonunda cehennem korkusu olsa da bizi yaşatan, o cennetin hayalidir.
Veda etsek de biliriz ki aşk, her daim ihtimal dahilindedir.”
Can Dündar

39

Tuesday, 8.03.2016, 14:25

“Defosuz insan beklentisinin,
sadece hayalperestlik değil, aynı zamanda haksızlık olduğunu erken anladım.
Sevdiklerimi en ufak kusurda deftersen silmenin,
“Bir daha asla,” demenin, istifasını istemenin, kimsenin masum olmadığı bir çağda, kasvetli bir yalnızlığa yelken açmak olduğunu farkettim.”
Can Dündar

40

Tuesday, 8.03.2016, 14:29

“Mutluluk eşittir, ona ulaşmak için ödeyeceğim bedel, artı uğruna Erkek, vazgeçeceğim şeyler…
”‘Mutsuz olalım, ne var?’ cümlesinin kıymeti burda….
Üzerinde, ‘mutluluk garantilidir’ damgası olmayan bir tutku iksiri var bu lafta…”
Can Dündar