Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, AllaTurkaa sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

1

Monday, 5.01.2015, 09:31

Yürürken…

Yalnız yürüyeceksin kalabalıkların arasında, üzerine üzerine gelen insanlara çarpmadan, değmeden, kimseyle temas etmeden, yalnız başına yürüyeceksin. Ya ayaklarının ucuna bakacaksın ya da gökyüzüne, karşından gelen, yahut yanından geçenlerin yüzlerini görmeyeceksin. Tanıdıklar darılacak sana, onları görmezden geldiğini düşünecek, hâlbuki gerçekten görmeyeceksin onları. En sevdiğin şarkıyı mırıldanacaksın, ya da seni en çok hüzünlendiren şiirin mısraları dolaşacak dilinde, böylece sıyrılacaksın kalabalıklardan, ayakların yere değmeyecek. Bir süre sonra eski Arnavut kaldırımı yolunu özleyeceksin İstiklal’in. Seni sonuca götürecek bütün ayrıntılardan uzaklaşacaksın, çünkü bir amacın olmayacak yürürken ve dolayısıyla sonuç aramayacaksın.

Telefonunun kapalı olması, kimlerin seni aradığı veya ulaşamadığı umurunda olmayacak. Ne kadar yalnız olduğunu düşüneceksin sürekli, ne kadar yalnız, mutsuz ve takatsiz olduğunu. Emek Sineması’nın köşesine gelince bir sigara yakacaksın belki, belki üşüdüğünü fark edecek sıkı sıkı kapatacaksın ceketinin önünü. Tekrar bırakacaksın akan bir nehri anımsatan kalabalığın içine kendini. Nereye gittiğini bilmeden, düşünmeden yürüyeceksin. Bir yanın artık dönmen gerektiğini söyleyecek çaresiz, bir yanın ayak direyecek devam etmek konusunda.


Galatasaray Lisesi’ne gelmeden hemen önce duyduğun müzik sesi, bir anda başrol oyuncusu yapacak seni birilerinin yazıp başka birilerinin yönettiği filmde. Şöhretin de kısa sürecek, birkaç adım sonra duyulmamaya başlayacak senfoni. Yavaş yavaş tenhalaşacak yol, bir yere yetişme derdi olmayan, telaşsız insanlar olmaya başlayacak çevrende. Yalnızlığa yürürken, senin gibi yalnızlığa yürüyen yol arkadaşları edineceksin kendine. Biraz zorlanarak da olsa, hatırlayacaksın Ahmed Arif’in şiirini;


Bir ufka vardık ki artık

Yalnız değiliz sevgilim.

Gerçi gece uzun,

Gece karanlık

Ama bütün korkulardan uzak.

Bir sevdadır böylesine yaşamak,

Tek başına

Ölüme bir soluk kala,

Tek başına

Zindanda yatarken bile,

Asla yalnız kalmamak.


Oda Kule’nin önünden Tepebaşı’na uzanmak isteyeceksin, kendini tekrar kalabalıkların içine atmak için. İlk adımın ardından aklına gelecek, kitap fuarının artık orada olmadığı. Sonra ne o mırıldandığın şarkı kalacak aklında, ne de şiir gelecek hatırına.

Eski Arnavut kaldırımı yolunu özleyeceksin İstiklal’in.

Engin Karabacak
[align=right][img]http://fs2.directupload.net/images/150701/xi52odwe.png[/img][/align]

Bu mesaj 1 defa düzenlendi, son düzenlemeyi yapan "' Cansın" (8.07.2015, 14:04)


  • "MUSTAFA ÇİLEK" bir erkek

Mesajlar: 11,737

Kayıt tarihi: Mar 5th 2011

Konum: TOKAT

  • Özel mesaj gönder

2

Saturday, 8.08.2015, 21:52


SON BULACAGIM
Ben sana sevmenin ne demek
olduğunu öğrettim sende bana
SENİ SEVMENİN NE KADAR YANLIŞ
OLDUĞUNU
Şimdi sırada gitmek var.
Yüreğimde kalan emanet sevgini
vererek çıkacağım hayatından.
Ve nasıl girdiysem yalancı gözlerine
öylece akıp gideceğim.
Bir kaç damla gözyaşıyla birlikte
yanaklarından süzülüp dudaklarında
son bulacağım.
Hani herşeyin başladığı yerde

Mustafa Çilek
Umutla Baktıgım Gözlerimle Kaybettigim Göz Yaşlarım