Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, AllaTurkaa sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

roy

Orta Düzey

  • "roy" bir erkek
  • Konuyu başlatan "roy"

Mesajlar: 569

Kayıt tarihi: Jul 14th 2012

Konum: River State

  • Özel mesaj gönder

1

Monday, 1.06.2015, 23:26

Dünyayı da Ahireti de Kadına ‘Dar’ Ediyorlar

İslamiyet’te kadının yeri hep tartışılagelmiştir. Başörtülü bir kadınsanız gittiğiniz her ortamda ‘kadının İslamiyet’teki yeri’ sorularıyla sıkça karşılaşır, bu konuda köşeye sıkıştırılmaya çalışılırsınız. Benim de en sık karşılaştığım sorulardan biridir. Son günlerde de sosyal medyada bir ilahiyatçının ‘Ahirette Seks Hayatı’ başlıklı yazısı tekrar tartışılınca ilk yazımı erkek egemen din anlayışı üzerine yazmaya karar verdim. Aslında İslam’ın yumuşak karnı gibi gösterilen ‘kadın’ konusu İslamiyet’in kendisinden kaynaklı bir sorun değil; dinin erkek egemen bir bakışla yorumlanmasından kaynaklı bir sorundur.

Öyle din adamlarının öyle yazılarını okuyoruz ki; o yazılara bakarak; bir kadının Müslüman olmayı tercih etmesi aptallıktır demenin eşiğine geliyoruz.

Şimdi değerli bir ilahiyatçımızın (!) kitabından alıntıladığımız bir paragrafta erkek zihniyetin cennet tasavvuruna (fantezisine) bakalım.

“Cennettekilerin en alt derecesine günde 72 kadın verilecektir. Tam mümin ise 100 bakire ile cinsi münasebette bulunacaktır. Erkekler hem karısıyla hem de hurileriyle sabahtan akşama kadar sürekli cima (seks) yapabilecektir. Kadın 5 erkek isteyemeyecek sadece 1 erkek isteyecek……”

Çok ürkütücü değil mi? Kapitalist sistem nasıl ki seksi bir kadın eşliğinde pazarladığı otomobili erkek için daha çekici kılmaya çalışıyorsa; Müslüman din adamları da, dini erkeklere anlatırken bunun gibi bir pazarlama taktiği kullanarak dini onlar için çekici kılmaya çalışıyorlar. Resmen kadınlar üzerinden pazarlanan bir dinle karşı karşıya kalıyoruz.

Erkek din adamlarının kadın algısını özellikle bu paragraftaki cennet tasavvuru üzerinden irdelemek istedim çünkü; cennet tasavvurunda bile kadına biçtiği değer bir seks objesi olmaktan öteye gitmeyen bu zihniyetin bu dünyada kadına biçtiği rol de tabi ki eşitlikçi bir temele oturmayacaktır.

Öte dünyayı bir seks cenneti olarak tasavvur eden bir zihniyet bu dünyaya nasıl bir düzen getirmeyi düşünebilir ki? Erkeklere sabahtan akşama kadar özgürce sevişebileceği kadınlar vaad ederek kandırmaya çalışan bir din anlatılıyor bize. Böyle anlatılan bir din ciddiye alınabilir mi ki? Dünyaya adaleti, eşitliği getirmek için gönderilen bir din nasıl oluyor da dünyayı ve ahireti seks ikilemine sıkıştıran bir dine dönüşüyor bu insanların zihninde! Cennette sevişeceği sayısız kadının hayaliyle heyecanlanan erkekler bu dünyada da başka dert edinebilir mi?

Ödül olarak kendisine kadın-lar vaad edilen erkek, kadını kendisine denk görebilir mi?

Kadını hep ikinci sınıf olarak gören zihniyet, tasvir ettiği bu “Seks Cenneti”nde bile kendisini 70-100 kadınla ödüllendirirken kadına ise bir erkekten fazlasını reva görmüyor… Ödül sayılarının dengesizliğine bakarak da erkeği kadından kaç kat üstün gördüklerini anlayabiliriz. Bu zihniyete göre 1 erkek en az 72 kat üstündür bir kadından.

Her bakımdan erkeğe hitap eden, erkeğin egosunu okşayan, erkeğin arzularına göre şekillendirilen bir dine dönüştürülüyor İslam. Hem bu dünyayı hem de ahireti kadına dar eden erkeklerin anlattığı bu dini (!) hangi kadının kalbi kabul eder!

Böyle bir din anlayışının ortaya çıkmasının başlıca nedeni; dinin hep erkekler tarafından yorumlanıp anlatılması ve bütün tefsirlerin, fıkıh kitaplarının erkekler tarafından yazılmasıdır diye düşünüyorum. Düşünün ki kadınlara özel halleri anlatan kadın ilmihalleri bile erkekler tarafından yazılıyor.

İmam Hatip’lerden mezun olan, İlahiyat Fakülteleri’nde okuyan kızlara ne oldu? Erkekler imam olabildi, hatip olabildi, Diyanet İşleri Başkanı olup fetva makamının en üst düzeyine çıkabildi de aynı eğitimi alan kadınlar ne oldu? Neredeler bu kadınlar? Bu kadınların sesini neden hiç duymuyoruz?

Özellikle Ramazan dolayısıyla her TV kanalında bir erkek din adamı çıkıp bize dinimizi anlatıyor ve bu programların izleyici kitlesinin çoğunluğunu da kadınlar oluşturuyor. Bu televizyonlarda neden dini anlatan kadın ilahiyatçılara yer verilmiyor? Neden dinimizi sadece erkeklerden öğreniyoruz?

Acaba kadınlar tefsir –meal yazmış olsaydı kadının İslam’da gösterilmeye çalışılan şüpheli konumu aynı olur muydu? Hiç sanmıyorum.

Kadının bu ülkede bir söz söylemesinin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Hele ki söz söyleyeceği konu din ise bu çok daha zor. Erkekler tarafından ele geçirilen din adamlığı statüsü (ki din adamlığı diye bir şeye de inanmıyorum bu ayrı konu) günümüzde en katı kast sınıfını oluşturuyor. Erkeklerin borusunun en güçlü öttüğü bu sınıfa kadınların girmesi neredeyse imkansız gibi. Bu ülkede bir kadın zor olsa da , iş dünyasında, siyaset, sporda erkeğin çalıştığı alanların hemen hepsinde var olmayı başarırken, din alanında var olması Kur’an kursu hocalığından öteye geçemiyor. Sanırım bu ülkede kadının başbakan olması bile din adamı olmasından daha kolaydır .

Dini, kadın üzerindeki iktidarlarını pekiştirmek için kullanan erkek din adamları kolay kolay bu alana kadınları almayacakları gibi kadınlar da bu alana girmeye kolay kolay cesaret edemeyeceklerdir. Din konusunda kadının bir söz söylemesi gerçekten cesaret ister, zira bir kadın bilir ki dini konularda erkeğin hoşuna gitmeyecek söz söylemenin bedeli ağırdır. Bu bedel kimi zaman erkek din adamları tarafından neredeyse aforoz edilmeye gider. İstenmeyen üzeri örtülmeye çalışılan gerçekleri dile getirmeye kalkışan kadın sapkınlıkla itham edilir, değersizleştirilir…veya bir Gonca Kuriş gibi söylediklerinin bedelini hayatıyla ödeyebilir. Bu durumun farkında olan kadınlar eğitimini alsalar ve dini konularda erkekler kadar yetkin olsalar dahi bu alanda mücadeleye girmeyi göze alamıyorlar. Sadece erkeklerin yazdığı tefsirlerle neredeyse erkeklerin dini haline getirilen İslamiyet’i ancak kadınların yazacağı tefsirler bu erkek bakışından kurtarabilir.

Zeynep Çiftçi
Siz her neyseniz ben "ÖTEKİ"yim..

Benzer konular