Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, AllaTurkaa sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

41

Tuesday, 16.02.2016, 01:00


Fotoğraf:Akcan Mir
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

42

Tuesday, 16.02.2016, 01:08



Karatay Medresesi (Antalya)

Antalya Limanı’nda Turşucular Mahallesi Karadayı Sokak’ta bulunan Karatay Medresesi, bazı kaynaklara Karadayı Camisi olarak geçmiştir. Bu medreseyi Sultan II.Keykavus zamanında saltanat naipliği yapmış olan Celaleddin Karatay 1250 yılında yaptırmıştır.

Karatay Medresesi iki eyvanlı medreseler gurubuna girmektedir. Doğu cephesinde bulunan büyük eyvanın mihrabından ötürü uzun zaman cami olarak nitelenmiştir. Günümüze yalnızca portali, giriş eyvanı ve doğu cephesindeki büyük eyvanın mihrabı gelebilmiştir. Portal ve giriş eyvanı ile ana eyvan arasında bulunan iç avlunun güney cephesinde Roma döneminden kalma bir duvar bulunmaktadır. Büyük olasılıkla dikdörtgen planlı medresenin batı cephesi duvarları ile ileriye doğru çıkıntı yapan portal, doğu cephesindeki eyvan ve ona bitişik köşe hücresi bulunmaktadır. Medresenin iç avlu duvarlarından günümüze gelebilmiş olan güney duvarı arkasında medrese odalarının sıralandığı sanılmaktadır.

Günümüze gelebilen kalıntılardan beden duvarlarının büyük taş bloklardan yapıldığı, kemerlerde geçmeler halinde geometrik bezemeler olduğu dikkati çekmektedir. Ayrıca nişler ve küçük mihrapçıklar üzerinde bitkisel motifler, küçük sütuncuklar görülmektedir. Yer yer köşe dolgularında rozetler bulunmaktadır.

Medresenin ana eyvanı üzerinde mazgalların bulunması bu yapının eski bir kale kalıntısı üzerine yapıldığı izlenimini verirse de alttaki yapı üslubu bütünü ile XIII.yüzyıl Selçuklu yapı özelliği göstermektedir.
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

43

Tuesday, 16.02.2016, 01:11



Sinaneddin Medresesi (Korkuteli)

Korkuteli Alaaddin Camisi yakınında bulunan bu medreseyi Hamidoğullarından El Emin Sinaneddin Calis 1319’da yaptırmıştır. Hamidoğulları Beyliği bir süre Korkuteli’ne hakim olmuş ve bu medrese de o dönemde yapılmıştır.

Sinaneddin Medresesi açık avlulu, iki katlı medrese düzeninde olup, dikdörtgen planlıdır. Medresenin dış duvarları ile iç duvarlarının büyük bir kısmı kesme taştan, ikinci katı ise moloz taştan yapılmıştır. Medresenin kuzeybatı kenarının ortasında bulunan portal dışa doğru çıkıntı halindedir. Büyük sivri kemerinin üzeri çıkıntı oluşturacak şekilde yapılmış, iki dış köşesi yuvarlatılarak yarım sütunlar haline getirilmiştir. Büyük kemerin üzerine kitabesi yerleştirilmiştir. Kitabe:

“Bismillâhirrahmanirrahim
Emere bi’imareti hazihil-medreseti’l-mübareke
Elemir Sinaneddin Calis bin Yunus bin
İlyas bin el Hamid binaşru’l-ilahu fi
Şuhuri sene tıs’a aşere ve seba mi’e 719 (1319”.

Giriş cephesinin iki yanında dikdörtgen ve taş söveli iki pencere bulunmaktadır. Aynı şekilde doğu cephesindeki eyvanın iki yanındaki açılan iki pencere ile bir simetri meydana getirilmiştir.

Avlu çevresinde, girişin hemen arkasında beşik tonozlu örtülü dar ve küçük eyvan yer almaktadır. Bu eyvanın iki yanındaki birer kapı ile köşelerdeki dikdörtgen iki hücreye geçilmektedir. Kareye yakın dikdörtgen planlı iç avlunun kuzey ve güneyinde üçer sütunlu dört sivri taş kemerli birinci kat revakları yer almaktadır. Antik yapılardan toplama olan bu sütun başlıklarının hemen hepsi birbirinden farklı bitkisel motiflerle süslenmiştir. Eyvanın iki tarafındaki hücrelerin dışa açılan birer dikdörtgen penceresi vardır. Medresenin kuzey ve güney revakları üzerinde ikinci katı oluşturan revaklar alt kattakiler ile aynı büyüklükte ve aynı düzendedir. Bunlar birer kapı ile revaklar üzerindeki sekilere açılmaktadır. Medresede her iki eyvanın iki yanında kalan hücrelerinin ikinci kat döşemeleri ile tavanları ahşap malzeme ile örtülmüştür.
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

44

Tuesday, 16.02.2016, 01:18



ultan Süleyman Camisi (Kale Cami) (Alanya)
Şehir surlarının zirve kısmında, İç Kalenin hemen dışında kalan caminin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Bununla beraber, Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad tarafından kentin yeniden düzenlenmesi sırasında 1231 yılında yaptırıldığı sanılmaktadır. Ancak sonraki yıllarda cami yıkılmış ve XVI. yüzyılda Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman tarafından tekrar yaptırılmıştır. Tek minareli cami, Alaeddin, Kale ya da Süleymaniye Camisi adları ile de anılmaktadır.

Cami üzeri sekizgen kasnak üzerine, kiremitli kubbelidir. Kubbenin askılık görevi üstlenen kısmına akustiği sağlamak için 15 küçük küp yerleştirilmiştir. İbadet sırasında bu özellik ortaya çıkmaktadır.Cami kare planlı ve moloz taştan yapılmıştır. Ayrıca önünde dört ayak üzerine kiremitli, üç kubbeli bir son cemaat yeri, kuzeybatı köşesinde minare ve kuzeydoğuda da bir su sarnıcı yer almaktadır.Kapı ve pencere kapakları Osmanlı döneminin ahşap oyma işçiliğinin güzel bir örneğidir.
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

45

Tuesday, 16.02.2016, 01:39


Tekelioğlu Mehmet Paşa Camisi (Antalya)
Antalya Kale Kapısı semtinde, Yivli Minare’nin karşısındaki bu camiyi Antalya Mütesellimi Tekeli Mehmet Ağa XVIII.yüzyılda yaptırmıştır. Bununla beraber bu caminin Tekeli Mehmet Ağa’dan önce yaptırılmış olduğu da iddia edilmektedir.

Caminin kareye yakın dikdörtgen bir planı vardır. Beden duvarları giriş kapıları, pencere üzerindeki alınlıkları kesme taştan, diğer kısımlar da moloz taştan yapılmıştır. Fazla bir özelliği bulunmayan bu caminin kuzey cephesinin ortasındaki giriş kapısı yay kemerli olup, çevresinde profillerden oluşan bir niş içerisine alınmıştır.

İbadet mekanını örten kubbe, dört köşedeki dört yarım kubbe ile desteklenmiştir. Sonraki dönemlerde yapılan ilavelerle son cemaat yeri ibadet mekanına katılmıştır. Mihrap ve minberi mermerden olup, oldukça sadedir. İç mekanda, kapı üzerinde, pencere üzeri alınlıklarında lacivert, beyaz, kırmızı, açık mavi renklerde XVIII.yüzyıl çinileri ile kaplanmıştır.

Caminin kuzeybatı köşesine, beden duvarlarına bitişik olarak kesme taştan minaresi yapılmıştır. Nişlerle ve silmelerle minareye hareket kazandırılmıştır.
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

46

Tuesday, 16.02.2016, 01:43


Murat Paşa Camisi (Antalya)

Antalya Murat paşa Mahallesi’nde, Çarşı içerisindeki meydanda bulunan bu camiyi Sadrazam Kuyucu Murat Paşa 1570 yılında yaptırmıştır.

Kare planlı tek kubbe ile örtülmüş olan bu caminin önünde üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerindeki dört sütun ve bunların üzerindeki ikisi stalaktitli, ikisi de devşirme sütun başlıklarını birbirlerine bağlayan sivri kemerlerde renkli taşlar kullanılmıştır. Son cemaat yerinde bir kapı ile ibadet mekanına girilmektedir. Bu kapının her iki yanında birer dikdörtgen pencere, biri stalaktitli diğeri de sade iki mihrabiye bulunmaktadır.

Kesme taştan yapılmış olan caminin ibadet mekanı on kenarlı kasnağın taşıdığı bir kubbe ile örtülüdür. İbadet mekanının duvarları boydan boya kalem işleri ve bir kitabe frizi ile bezenmiştir. Ayrıca kubbe trompları da bitkisel motifleri ile süslenmiştir. Kıble duvarının ortasındaki mihrap son derece sadedir. Buna karşılık minber beyaz mermerden olup, güzel bir taş işçiliği göstermektedir. Caminin batı köşesindeki silindirik taş gövdeli minare XVIII.yüzyıl üslubunu yansıtmaktadır.

Murat Paşa Camisi XVII.-XVIII.yüzyıllarda onarım geçirmiş, en son olarak da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce 1960 yılında onarılmıştır.
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

47

Tuesday, 16.02.2016, 01:59


Güney Hamamı(perge)ANTALYA
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

48

Tuesday, 16.02.2016, 02:06


sutun başları(perge)ANTALYA
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

49

Tuesday, 16.02.2016, 02:11


Macellumun arka sokağından bir görüntü(perge)ANTALYA
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

50

Monday, 22.02.2016, 00:36


ARIASSOS

Antalya kıyısını kuzeydeki Anadolu platosuna bağlayan boğaz olan 924 m. yükseklikteki Çubuk Belinin batısında, Akkoç Köyüne l km. mesafede Ariassos Antik Kentinin kalıntıları bulunmaktadır. Kentin Antalya'ya uzaklığı 45 km.dir. Kent, diğer Pisidya kentleri gibi M.Ö. 3000'li yıllarda kuzeyden göçen İskitler içerisindeki Etrüsk Boyları tarafından kurulmuştur. Diğer Pisidya kentleri ile birlik içerisinde olan Ariassos, konumu itibariyle Antalya Ovasını Anadolu Platosuna bağlayan yol üzerinde bulunması nedeniyle geçiş ücreti ve haraç ile yaşamıştır. Kentte antik dönemde; bağcılık, şarapçılık ve zeytinyağı üretiminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Kentin Geç Roma Döneminde yaşadığı deprem neticesi yıkıldığı ve bu nedenle terk edildiği sanılmaktadır. Kentte bugün, Roma Döneminde yapılmış üç kemerli bir giriş kapısından başka hiçbir yapı ayakta olmayıp tamamen yıkılmış durumdadır. 5 m. yüksekliğinde olan kemerli kapının hemen arkasında, doğudaki yamaçta bir gymnasion ile bir yazıtlı taş görülmektedir
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

51

Sunday, 28.02.2016, 01:56


Macellumun arka sokağından bir görüntü(perge)ANTALYA
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

52

Friday, 18.03.2016, 17:43


Şarapsa Han (Alanya)

Antalya-Alanya yolu üzerinde, Alanya’ya 15 km. uzaklıkta küçük bir tepenin üzerindedir. Günümüze ulaşan kitabesine göre II.Gıyaseddin Keyhüsrev’in ikinci saltanatı sırasında (1236-1246) yapılmıştır.

Şarapsa Han, Selçuklu hanlarından ayrı bir plan özelliği göstermektedir. Dıştan ince uzun, 70x15 m. ölçüsünde, dikdörtgen planlı olup, uzun kenarlarında on birer, dar kenarlarında da üçer payanda ile duvarları takviye edilmiştir. Hanın duvarları giriş cephesinde kesme taştan yapılmış olmasına karşılık diğer cephelerde yontma taş kullanılmıştır. Bu duvarlar kale burçlarında olduğu gibi mazgallarla sonuçlanmıştır.

Hanın doğu ucundaki birinci bölüm diğer bölümlerden ayrılmış ve han zemininden daha yüksek yapılmıştır. İki payandanın arasındaki üç basamaklı bir merdivenle çıkılan giriş kapısı tamamen kesme taştandır. Bir niş içerisine alınan bu giriş yay kemerlidir. Niş kemerinin üzerine küçük bir kitabe yerleştirilmiştir:

“Muhakkaktır ki
Allah’ın mescitlerini yaptıranlar
Allah’a, ahiret gününe inananlardır”.

Bu bölüm büyük olasılıkla mescit veya Selçuklu beylerine ayrılmış bir mekandır. Hanın diğer bölümlerinde olduğu gibi burasının da üzeri beşik tonozla örtülüdür. İçerisi payandaların iki yanındaki iki mazgal pencere ile aydınlatılmıştır. Güney duvarında ise küçük bir mihrap vardır.

Hanın büyük bölümü kuzeydeki girişin iki yanındaki beşer payanda ile takviyeli olup, tam ortada hanın büyük kapısı bulunmaktadır. Ana duvarların üstüne kadar yükselen ve dışarıya doğru çıkıntı yapan sivri kemerli portalin içerisinde basık yay kemerli giriş kapısı bulunmaktadır. Girişten itibaren solda ve sağda dört sivri kemerle takviye edilmiş olan üst örtü boydan boya uzun bir tonoz şeklindedir. Tonozların altında açılmış mazgal pencereleri işle de hanın içerisi aydınlatılmıştır.
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)

lale_zar

Profesyonel

  • "lale_zar" bir kadın
  • Konuyu başlatan "lale_zar"

Mesajlar: 1,830

Kayıt tarihi: Aug 12th 2015

Konum: allaturkaa

  • Özel mesaj gönder

53

Friday, 15.04.2016, 15:56


Simena Antik Kenti
Simena Antik Kenti de bin yıllar öncesinden günümüze kadar ayakta kalmayı başarabilmiş yerlerden. Eski Simena antik kenti üzerinde kurulmuş olan Kaleköy, yarımada şeklinde olup, ulaşımı teknelerle sağlanmaktadır. Lykia Birliği'nin bir üyesi olan kentin tarihi M.Ö. 4. yüzyıla kadar inmektedir. Simena'da da Theimiussa gibi hem karada hem su altında kalıntılar bulunmaktadır. Oldukça sağlam durumdaki Ortaçağ surlarının oluşturduğu iç kalede, evler ve 19. yüzyıl gezginlerinin gördüklerini bildirdikleri günümüzde çok az sayıda blok taşı kalmış bir tapınak kalıntısı bulunmaktadır. Simena'da en ilginç kalıntı, oturma sıraları doğal kayaya oyularak yapılmış tiyatrodur. Lykia'daki tiyatroların en küçüğüdür. Kıyıda harap durumdaki hamam, Lykia tipi kaya mezarları ve lahitleri, Roma dönemi duvar kalıntılar da görülebilen kalıntılardandır.
Herkes gibiyim ama hiç kimse gibi değilim (Lale)