Sie sind nicht angemeldet.

Lieber Besucher, herzlich willkommen bei: AllaTurkaa. Falls dies Ihr erster Besuch auf dieser Seite ist, lesen Sie sich bitte die Hilfe durch. Dort wird Ihnen die Bedienung dieser Seite näher erläutert. Darüber hinaus sollten Sie sich registrieren, um alle Funktionen dieser Seite nutzen zu können. Benutzen Sie das Registrierungsformular, um sich zu registrieren oder informieren Sie sich ausführlich über den Registrierungsvorgang. Falls Sie sich bereits zu einem früheren Zeitpunkt registriert haben, können Sie sich hier anmelden.

161

Samstag, 27. September 2014, 11:02

[align=right][img]http://fs2.directupload.net/images/150701/xi52odwe.png[/img][/align]

By_€x

Erleuchteter

  • »By_€x« ist männlich

Beiträge: 5 388

Registrierungsdatum: 18. Mai 2013

Wohnort: TEKİRDAG

  • Nachricht senden

162

Sonntag, 28. September 2014, 22:40


163

Dienstag, 30. September 2014, 09:31


Sustum;
susarak eskitilebilecek kaç cümle varsa
eskittim sana.
Özledim dedim önce,
sonra bekledim;
susmak ya gitmekti zaten
ya da beklemekti
ben bekledim de öyle sustum.
Sarılırsan büyüyecek harfler büyüttüm,
konuşursan gülümseyecek kelimeler.
Boğazıma dizilen kaç cümle varsa yutkundum
biraz daha sessizlik içtim üstüne
az da sabır dedim
bekledim
ama;

Sustun
yüzüme tebessüm olacak her kelimeyi yuttun
belki de başkalarına dokundu sesin
veya başka birine söyledin de öyle sustun.
Susman ya vazgeçişti
ya da pişmanlık
belki pişmandın
hem de vazgeçtin.
Oysa söyleyeceklerim,
konuşsan, söylediklerine denkti
ben konuşmayı beceremem zaten
hem eksiktim cümle kurarken
hem korkularım vardı ellerini bekleyen.
Ben, sen beni susarken anla istedim
sen, susarken beni unuttun.
Ben, benim yerime de cümleler kur istedim mutlulukla bitsin noktalama işaretlerin;
sen; tek nokta koydun sustun
ben 3 noktayla boğuldum.

Sonra sustuk,
ikimizinde yenilgileri vardı
ikimizinde sarılmayı bekleyen yaraları.
Önce iki kelime ektin içime,
sonra yaralarıma tuz ettin onu.
Korktum, başkalarına konuşursun diye uyumadım ben.
Ben yaralanma diye sustum,
sen yaralar açtın öyle sustun.



[align=right][img]http://fs2.directupload.net/images/150701/xi52odwe.png[/img][/align]

By_€x

Erleuchteter

  • »By_€x« ist männlich

Beiträge: 5 388

Registrierungsdatum: 18. Mai 2013

Wohnort: TEKİRDAG

  • Nachricht senden

164

Dienstag, 30. September 2014, 09:47

Dieser Beitrag wurde bereits 1 mal editiert, zuletzt von »By_€x« (30. September 2014, 10:06)


165

Dienstag, 30. September 2014, 10:41

[align=right][img]http://fs2.directupload.net/images/150701/xi52odwe.png[/img][/align]

By_€x

Erleuchteter

  • »By_€x« ist männlich

Beiträge: 5 388

Registrierungsdatum: 18. Mai 2013

Wohnort: TEKİRDAG

  • Nachricht senden

166

Dienstag, 30. September 2014, 11:06


167

Dienstag, 30. September 2014, 11:21

[align=right][img]http://fs2.directupload.net/images/150701/xi52odwe.png[/img][/align]

By_€x

Erleuchteter

  • »By_€x« ist männlich

Beiträge: 5 388

Registrierungsdatum: 18. Mai 2013

Wohnort: TEKİRDAG

  • Nachricht senden

168

Dienstag, 30. September 2014, 12:32


169

Dienstag, 30. September 2014, 12:54

[align=right][img]http://fs2.directupload.net/images/150701/xi52odwe.png[/img][/align]

170

Dienstag, 30. September 2014, 12:54

[align=right][img]http://fs2.directupload.net/images/150701/xi52odwe.png[/img][/align]

By_€x

Erleuchteter

  • »By_€x« ist männlich

Beiträge: 5 388

Registrierungsdatum: 18. Mai 2013

Wohnort: TEKİRDAG

  • Nachricht senden

171

Dienstag, 30. September 2014, 13:33

Dieser Beitrag wurde bereits 1 mal editiert, zuletzt von »By_€x« (30. September 2014, 13:41)


su-damlası

Fortgeschrittener

  • »su-damlası« ist weiblich

Beiträge: 295

Registrierungsdatum: 15. November 2013

  • Nachricht senden

172

Dienstag, 30. September 2014, 22:09

susmak ilgilenmiyorumun en iyi işaretidir.... ANLAYANA :)

By_€x

Erleuchteter

  • »By_€x« ist männlich

Beiträge: 5 388

Registrierungsdatum: 18. Mai 2013

Wohnort: TEKİRDAG

  • Nachricht senden

173

Donnerstag, 2. Oktober 2014, 09:40


174

Donnerstag, 2. Oktober 2014, 10:23

Susmak da Bir Erdemdir



Zamanın birinde, dört bilge dost buluşmuşlar ve "Susmanın erdemi" üzerine derin bir sohbete dalmışlar. İçlerinden biri, "Konuşmadığıma değil, konuştuğuma pişman olurum. Kimi zaman düşünmeden konuşurum, pişman olduğumda ise dilim beni dilim dilim eder," demiş. Bir diğeri, "Söylemediğim sözün efendisi, söylediğim sözün esiriyim," diyerek karşılık vermiş. Üçüncüsü, "Konuşanlara şaşarım ki, söylediklerinin çoğu aleyhine tanık olur. Ağızlarından çıkan sözler, sahibini yaralar," sözleriyle farklı bir yorum getirmiş konuya. Sonuncusu ise, "konuşmayı kabul etmemek, söylediğimi reddetmekten daha kolaydır," diyerek katılmış diğer üçüne.


Gerçekten, yerinde ve zamanında susmasını bilmek, kişiyi konuşmanın tuzaklarına düşmekten kurtarır. Sessizlikte esenlik vardır. Susan aklını başına alır, daha derin ve dingin düşünür. Kendini daha iyi denetleyebilir. İnsan ilişkilerini, yaşam sorunlarını, planlarını olumlu ve doğru çözmek, gerçekleştirmek yolunda kararlarını daha gerçekçi alabilir. Doğru kararlar alma olasılığı her zamankinden fazladır.

Düşüncelerimizi konuştuğumuzda, ağızdan çıkan kelimeler kimi zaman başkalarına ya da ortama sadece zarar verir. Bu da zaman kaybıdır.

Kimi zaman da dinleyenlere yararlı, bilgi ve umut veren mesajlar içerir.

Hz. Muhammed, "Susan kurtulur," diyerek konuşmanın tehlikelerine dikkat çekmiştir. Konuşan insan gösterişe kaçmadan, ego zıplamaları yaşamadan, konuşmanın şehvetine kapılmadan yararlı bilgiler ve haberler, manevi güç ve haz yaşatan gerçekler söylediği sürece dinleyenlerine artı değerler sunmuş olur. Böyle biri de, her daim aranan bir konuşmacı konumundadır.

Dilin kendisi küçüktür ama işlevi kendinden büyük sonuçlara neden olabilir. İşlediği hayır ve şerler çok büyük boyutlara ulaşabilir. İki tarafı keskin kılıçtır. Organ olarak da kullanım alanı geniştir. Göz yalnızca renk ve şekilleri görür. Kulak belli titreşimdeki sesleri duyar. Ellerimiz dokunduklarının farkına varır. Temas etmediği nesneleri tanıyamaz.

Dil, her kapıya anahtar olur. Kontrolumuzdan çabucak uzaklaşabilir.

Dilini frenleyemeyenler, dilini düzeltemeyenler pek çok olumsuz sonuca da katlanırlar. Farkına varmadan dedikodu yaparlar, başkalarını yargılarlar, insanların arasını açabilirler, gönül kırarlar.

Dilin var ediliş amacı hayır, iyilik, esenlik, barış, dostluk adına kullanılmasıdır. Dilin hataya düşüp şer yolunda yürümesi "Boş konuşmak"la başlar. Bu da hem dinleyen hem de konuşan için sadece zaman kaybıdır. Boş konuşmak bilgi alış verişi yapmak, sevgi sözcükleri kullanmak, dertlere ve sorunlara çare olmak, aklın sözcüklere yansıması gibi anlamlı dil kullanımına engeldir.

Gereksiz ve fazladan konuşmak da dilin yanlış kullanımıdır. Sır tutmada, dil çoğunlukla kendini frenleyemez. Bu da ona sır verene ihanettir. Alay etmek, ayıplamak, leke sürmek, gönül kırmak, hakaret etmek dilin işlediği kötülüklerdir. Küfür ve müstehcen sözcükleri sıkca kullanmak bir anlamda şehvetin dile yansımasıdır.

İç dünyalarını zenginleştirmiş olanlar, ağızlarının hayır kapısı olduğunu bilirler. Dillerini şerle kirletmezler. Bir başkasının yokluğunda ve onun arkasından konuşmak dinen büyük günah sayılır. Söz taşımak, gammazlamak da dilin alet olduğu büyük kötülüklerdendir. Hz.

Muhammed, gıybetin zinadan daha büyük bir günah olduğunu söylemiştir.

Karşılıklı konuşmalarda devamlı muhalefet etmek, her fikir ve düşünceye itiraz etmek ve tam tersini söylemek dilin düştüğü tuzaklardan bir diğeridir. Kimileri için de, iç dünyalarına yerleşen haset ve çekememe güdüsü nedeniyle kendilerinden zengin ya da ünlü olanlara çamur atmaktan ayrı bir zevk alırlar.

Düşünmek, düşündüğünü dile getirmek, insanları diğer canlılardan üstün kılan bir Tanrı nimetidir. Bu üstünlük, düşünmenin insanlığın gelişmesine katkıda bulunması, bilim ve teknolojiye yenilikler sunması, dünya kültürüne renk ve zenginlik katması, barış amaçlı olduğu sürece devam edecektir. Dilimizi bunların tersi amacında kullandığımızda ise üstünlükten söz etmek gerçeğinden uzaklaşırız.

Confucious'un, "Büyük insanlar az konuşur, çok çalışır," sözünü, Socrates'ın "Yerinde konuşmasını ve susmasını bilmek akıllı insanların işidir," deyişini ve sevgili Mevlana'nın "Anlayana anlatmazsan zulmedersin, anlamayana anlatırsan yine zulmedersin," anlatısını anımsatmak isterim

Dilin önünde bu denli tuzaklar oluşu, insanı dilini kullanmada son derece dikkatli ve kontrollu olmaya yöneltmeli ve herşeyden önce de ona susmayı öğretmelidir. Unutmayalım ki, gerektiğinde susmak da bir erdemdir.
[align=right][img]http://fs2.directupload.net/images/150701/xi52odwe.png[/img][/align]

By_€x

Erleuchteter

  • »By_€x« ist männlich

Beiträge: 5 388

Registrierungsdatum: 18. Mai 2013

Wohnort: TEKİRDAG

  • Nachricht senden

175

Freitag, 3. Oktober 2014, 11:18

Bencede susmak Erdemliktir Ama Yerinde susmasini bilene...

REMZII

Schüler

Beiträge: 72

Registrierungsdatum: 8. März 2009

Wohnort: yozgat

  • Nachricht senden

176

Freitag, 10. Oktober 2014, 00:46

Kalp Sırrına Erenler; Neler Yapar, Bilir Misin...?"
"Kızmazlar... Küsmezler... Kırmazlar...
Kırılmazlar...
...Her Şeyde Bir Güzellik Bulurlar...
"Hiçbir Şeyi İnsanoğlundan Bilmezler ;
"Rab’binden Bilirler’ Her Şeyi ;Ondan Umup
Beklerler...
Ve, Susarlar...Susarak Konuşurlar..
MEVLANA
Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim
Gör bakalım ateş mi seni yakar, sen mi ateşi?

177

Mittwoch, 15. Oktober 2014, 20:40

Söylediklerimizden çok,söylemediklerimize pişman oluruz. Dile getirilmemiş düşünce; gidilmemiş yoldur...

By_€x

Erleuchteter

  • »By_€x« ist männlich

Beiträge: 5 388

Registrierungsdatum: 18. Mai 2013

Wohnort: TEKİRDAG

  • Nachricht senden

178

Dienstag, 21. Oktober 2014, 10:05

Degildir Bİr CEVAP tır

  • »süslüü05« ist weiblich

Beiträge: 6 022

Registrierungsdatum: 31. Oktober 2013

Wohnort: NL doğumlu,05 mesken

  • 1316532
  • Nachricht senden

179

Dienstag, 28. Oktober 2014, 15:59

Bence, yerinde susmasını bilmek, edeptir terbiyedir.Karsındakine vereceğin en büyük cezadır.Sen kimsin umrumda bile deilsindir
::..kalp kırdıktan sonra gelen özür,doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir..::

ZENoBIA

Erleuchteter

  • »ZENoBIA« ist weiblich

Beiträge: 27 929

Registrierungsdatum: 21. April 2011

  • Nachricht senden

180

Dienstag, 28. Oktober 2014, 23:54

Konuşacak kadar aptal değilim ama susacak kadar akıllıyım..

Ähnliche Themen