Sie sind nicht angemeldet.

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • »TurkEce/GnL« ist weiblich

Beiträge: 47 557

Registrierungsdatum: 16. September 2010

Wohnort: TC İstanbul/allaturkaa

  • Nachricht senden

721

Donnerstag, 27. Juni 2013, 10:44


atilla_ky

Moderator

  • »atilla_ky« ist männlich

Beiträge: 22 896

Registrierungsdatum: 17. Dezember 2010

Wohnort: Allaturkaa

  • Nachricht senden

722

Donnerstag, 27. Juni 2013, 13:40

Zenginlik; Kimsenin senden alamayacağı değerlerin toplamıdır. Senin bilgindir, Ahlâkındır, Özgüvenin, Terbiyen, Letafetin, Tebessümündür...

renksizgazete

Erleuchteter

  • »renksizgazete« ist männlich

Beiträge: 12 460

Registrierungsdatum: 4. Mai 2012

Wohnort: istanbul

  • 1464528
  • Nachricht senden

723

Freitag, 28. Juni 2013, 04:23

Midenize kramp girmeden asagidaki yaziyi okuyabilir misiniz bilmiyorum. Ama isimleri okuyun derim. Unutmamak için.


Her meslekten, her yaştan, az önce hepsi başı bağlı, şişman bir kadına bir miktar para ödediler ve kadın onlara tembih etti:

- Kız 13 yaşında, bekaretini henüz kaybetmedi, kaybetmesi bizim başımızı belaya sokar, ona göre muamele edin.
Her meslekten, her yaştan erkek kalabalığı bu sözler üstüne başını sallıyor.
Onlar ne yapacaklarını bilirler. Onlar erkek!
Teker teker, birbirlerinin sırasını gözeterek odaya giriyorlar.
Ve odaya giren erkekler tekek teker küçük kız çocuğuna, bekareti zarar görmesin diye !


Bu korku filminin, çok gerçek erkek elemanları kimlerdir, ne iş yaparlar, kızın hikayesini çok sonraları öğrenen bir yazar, merak ediyor: İşte yazarın elindeki vicdansızların, ırz düşmanlarının listesi: :

Recep Sakız (Kızıltepe Kaymakamlık Yazı işleri Müdürü),
Ersun Erdemir (ordudan irtica nedeniyle ihraç edilen yüzbaşı),
Selman Aydın (devlet memuru),
Enver Adanç (zabıta memuru),
Şeyhdavut Dora (zabıta memuru),
Şeyhdavut Oruç (belediye memuru),
Cuma Uras (Mardin Vakıflar Şube Müdürü),
Mahmut Temelli (Ziraat Odası Başkanı),
Azat Aydın (astsubay),
Ümit Ergin (ilköğretim okulu UTANMAZ müdür yardımcısı),
Mehmet Seyitoğlu (veznedar),
Teyyar Salman (Orman İşletme Müdürlüğü şefi),
Hamit Aydın (veznedar),
Hamit Abdulsametoğlu (işyeri sahibi),
Ali Aksoy (serbest meslek),
Ahmet Günay (TEDAŞ işçisi),
Osman Çakır (üniversite öğrencisi),
Harun Uras (muhtar),
Selahattin Kuray (serbest meslek)

ve meslek belirtmeyen Şemsettin Aslan, Burhan Ertaş, Şeyhmus Cansin, Şeydavut Anuk, Nizam Denli, Sabri Ajak, Rıdvan Bayraktar, Rıdvan Abdulsemetoğlu, Süleyman Göka


Doktorlar daha sonraları küçük kız oturabilsin diye tam dört ameliyat yapmak zorunda kalıyorlar.
Mardinli küçük kızın hikayesini daha sonraları öğrenen yazar, en çok bir ifadede donup kalıyor:
Yukarıdaki adları ve meslekleri belli erkeklerden biri, bir işyeri sahibi, işini bitirdikten sonra kıza şöyle sesleniyor:

- Kızım, kusura bakma şeytana uydum; benim de senin kadar bir kızım var. Ramazanda bana gel de karnını doyurayım.

Bu çok erkek beyefendiler, işin kolayını da bulmuşlar, işte asıl korku filmi burada başlıyor:
Ramazanda bir kap yemek, cuma namazında bir rekat namaz ve işi şeytana havale ederek, pür-pak evlerine, işyerlerine ve kahvelerine dönecekler!
Öyle ki memurların haklarında işlem yapılmayacak, şube müdürleri, oda başkanları, zabıta memurları Mardin'in sokaklarında başları dik dolaşacaklar!
Çünkü bu ülke fazlasıyla erkek.

Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 13 yaşında 26 erkeğe satılan küçük kızın, bu kişilerle kendi rızasıyla birlikte olduğu yorumu, anlı şanlı Yargıtay'ın 14. Ceza Dairesi'nde onay gördü. (Kararı veren Yargıtay 14.Ceza Dairesi'nin 11 üyesinden 8'ini AKP dönemindeki yeni HSYK atamıştı.)


Ey ağır ceza mahkemesi hakimleri, Yargıtay üyeleri, bu verdiğiniz kararla siz de bu korku filminin ana kahramanlarının yanında yer aldınız.
Kanunlar böyle diye kestirip atmayın, küçücük bir kız çocuğunu savunamayan hukuk ve sizlerin bunun arkasına sığınmanız, bu korku filminin en utanç verici bölümü.
KENDİ KIZINIZ, KARDEŞİNİZ, YEĞENİNİZ VAR MI? VAR İSE ONUN BAŞINA BÖYLE BİR ŞEY GELSE NE YAPARSINIZ?
Hukuk, yazılı kanunların, insan haklarına uygun uygulanmasından başka nedir ki? Hukuk fakültelerinin birinci dersinde bu öğretilir. .........

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • »TurkEce/GnL« ist weiblich

Beiträge: 47 557

Registrierungsdatum: 16. September 2010

Wohnort: TC İstanbul/allaturkaa

  • Nachricht senden

724

Mittwoch, 10. Juli 2013, 08:49


renksizgazete

Erleuchteter

  • »renksizgazete« ist männlich

Beiträge: 12 460

Registrierungsdatum: 4. Mai 2012

Wohnort: istanbul

  • 1464528
  • Nachricht senden

725

Mittwoch, 10. Juli 2013, 13:16

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama
Kral bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı
varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin
tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış..

"Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan
dostunu satar mı" dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,
at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak,
bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala
satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.
Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler...

İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş.
"Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu.
Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.
Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı?
Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç.
Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."

Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.
Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş...
Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.
Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.
Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler.
"Babalık" demişler, "Sen haklı çıktın. Atının
kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu
oldu senin için, şimdi bir at sürün var.."

"Karar vermek için gene acele ediyorsunuz"
demiş ihtiyar. "Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.
Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini
henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.
Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz
kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?"

Köylüler bu defa açıkçn ihtiyarla dalga geçmemişler
ama içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler...
Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan
ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış.
Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman
yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara.
"Bir kez daha haklı çıktın" demişler.

"Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre
kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok.
Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın"
demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme
hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş.

"O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı.
Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba
ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde
gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez."

Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu
ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan
bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler,
ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri
askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın
kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya
öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.

Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı
olduğun kanıtlandı" demişler. "Oğlunun bacağı kırık
ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler,
belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının
kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer..."

"Siz erken karar vermeye devam edin" demiş,
ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler bilemez.
Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda,
sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih,
hangisinin şnssızlık olduğunu sadece Allah biliyor."



Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:

"Acele karar vermeyin.
Hayatın küçük bir dilimine bakıp
tamamı hakkında karar vermekten kaçının.
Karar; aklın durması halidir.
Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi,
dolayısı ile gelişmeyi durdurur.
Buna rağmen akıl,
insanı daima karara zorlar.
Çünkü gelişme halinde olmak
tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.
Oysa gezi asla sona ermez.
Bir yol biterken yenisi başlar.
Bir kapı kapanırken, başkası açılır.
Bir hedefe ulaşırsınız ve
daha yüksek bir hedefin hemen
oracıkta olduğunu görürsünüz."

Lao Tzu

ZENoBIA

Erleuchteter

  • »ZENoBIA« ist weiblich

Beiträge: 27 929

Registrierungsdatum: 21. April 2011

  • Nachricht senden

726

Freitag, 12. Juli 2013, 23:44

Nice acılar misafir oldu,
Nice kırgınlıklar yaşadı bu yürek...
Nice yangınlar, nice fırtınalar atlattı...
Yarınları hayal edemeyecek kadar üzgün,
Yeni başlangıç yapamayacak kadar yorgunum şimdi...
Oysa düşlerim vardı benim,
Gönül bahçemde açmamış çiçeklerim,
Yüreğimde bitmeyen sevgilerim,
Eşsiz gülüşlerim vardı...
Hazan kokan anıları güz türküleriyle harmanlayıp,
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum...
Kırgınlıklarım artsa da kızamadım kimseye,
Yalnızlığıma sarılıp,
Hüzünleri gözyaşlarıyla erittim...
İsyanım, sitemlerim, çığlıklarım çaresiz...
Şimdi gecenin karanlığında,
Sessizliğin sesiyim...

ZENoBIA

Erleuchteter

  • »ZENoBIA« ist weiblich

Beiträge: 27 929

Registrierungsdatum: 21. April 2011

  • Nachricht senden

727

Freitag, 12. Juli 2013, 23:48

İyilesir mi sizce?..
İnsanın içindeki yaralar,
görünmez olanlar varya hani.
Görmüyoruz ki onları, dikiş atılmıyor ki onlara.
Kabuk tutup tutmadıklarını bile bilmiyoruz..

ZENoBIA

Erleuchteter

  • »ZENoBIA« ist weiblich

Beiträge: 27 929

Registrierungsdatum: 21. April 2011

  • Nachricht senden

728

Freitag, 12. Juli 2013, 23:51

Yalnızlığımı yakıyorum güneşin kızıllığında sessizliği oynuyorum tükenen umutlarımla..

Sokak arası yağmurlara susuyorum gözlerime çöken yaşlarımla..
VE..mevsimlere karıştı hüzünlerim ,yalnızlığa vurdum sensiz geçen tüm düşlerimi....

ZENoBIA

Erleuchteter

  • »ZENoBIA« ist weiblich

Beiträge: 27 929

Registrierungsdatum: 21. April 2011

  • Nachricht senden

729

Freitag, 12. Juli 2013, 23:56

...Düşüyorum..
Karıncanın peşine minik depremler oluyor.
Yabanıl ot kokuları,
sonra düşler,
düşüyorum..
Puslu bir görüntü ,
tarih dediğimiz ve kirli Sular buharlaşıyor ,
buluşalım dediğin denizde...

ZENoBIA

Erleuchteter

  • »ZENoBIA« ist weiblich

Beiträge: 27 929

Registrierungsdatum: 21. April 2011

  • Nachricht senden

730

Samstag, 13. Juli 2013, 00:00

Ruhu sıkı tutmalı ki, düşmesin!
Mühim olan o çünkü...
Ve..
bir papatyanın düşen yaprakları sana ;
düştüm,düşmedim der gibi :
Ben seni tutuyorum düşmeyesin diye,
sönmez ümitler dolduruyorum içine…
Pörsümez sevinçler, dipdiri hayallerle...

Nede olsa benim yüreğimsin,
yine de söküp atamam ,
Sıkıca tutarım ,söz düşürmem seni!..

Sımsıkı tut yüreğini ki; düŞmesin !..

Ve sımsıkı sar ki onu; fazla üşümesin.....

731

Samstag, 13. Juli 2013, 08:02

8)
YokLuĞuMda RüZGaRıM EseR Oda BuRaLaRa YeTeR..! http://bykralfm.tr.gg/

ZENoBIA

Erleuchteter

  • »ZENoBIA« ist weiblich

Beiträge: 27 929

Registrierungsdatum: 21. April 2011

  • Nachricht senden

732

Samstag, 13. Juli 2013, 22:49

BİR kalemde kırılır da hayat,
BİN satırda yazılamaz yalnızlığın sancısı..
BİR dudaktan çıkar da ses,
BİN yürekten çıkmaz hasret çığlığı..
BİR bakışta kalır da ilk an,
......BİN bakışta bulunmaz heyecanı..
BİR elde tutulur da sevgi,
BİN kolla sarılmaz aşk yarası...
BİR nefeste verilir de can,
BİN NEFESTE UNUTULMAZ CAN YARISI........

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • »TurkEce/GnL« ist weiblich

Beiträge: 47 557

Registrierungsdatum: 16. September 2010

Wohnort: TC İstanbul/allaturkaa

  • Nachricht senden

733

Montag, 15. Juli 2013, 10:21

Huzurla karışık mutuyum çünkü her zamanki gibi görevlerimi yerine getirdim,akrabalarımı,komşuları,arkadaşlarımı gördüm.
Üzgün ve mutsuzum çünkü yine geldim seni göremedim,sana sarılamadım ve yine sensiz hayatın ne kadar boş olduğunu gördüm.
Soğuk mezar taşınla sana olan özlemimi çaresizliğimi acıyla yeniden hissetim ve bu dünyanın geçiciliğini yine sayende farkettim.
Memleketimi özlemişim sevindim ama sen yine yoktun gerildim.Zevk vermedi bana o eski gezmelerim, eğlencelerim.Hiç Gülemedim.
Senin hani "Benden çokmu seviyorsun yoksa?" dediklerin bana soğuk geldi.Acaba üzülmüşmüydün düşüncemle,onlarla ilgilenemedim.
Ben yine arapsaçı gibi karıştım, düğümlendim.Dünyadan koptum,duygularım köreldi.Düzelirim boşver ama can anam duy sesimi lütfen,
Ben seni hala çok seviyor deiler gibi özlüyorum meleğim.Mekanın cennet olsun, seni dualarım gözyaşlarımla Rabbime emanet ettim :ak:

ZENoBIA

Erleuchteter

  • »ZENoBIA« ist weiblich

Beiträge: 27 929

Registrierungsdatum: 21. April 2011

  • Nachricht senden

734

Montag, 15. Juli 2013, 20:56

İçteki kiri su değil ancak gözyaşı temizler.
Rahmandan kuluna bir armağan, bir rahmet!
Ağlamak, içteki sıkıntıları dışa atmaktır,
sıkıntılardan arınmaktır!..
Bazen sevgiliye naz!..
Bazen sitemdir!..
Bazen de anlaşılamamaktır!..
Bazen pişmanlığın ifadesi.
Ağlamak, Kaybedilene ağıt!..
Hüznün doruk noktası!..
Bazen Rabbe yöneliş!..
Bazen af dileme!..
Bazen acının inci inci dışa vurumu!
Adeta acının yıkanması.
Toprağa karışıp yok olması!
Bazen sevincin gözlere yığılması,
ardından göz pınarlarından süzülen daneler!..
Yürekte sevinç fırtınaları koparken,
gözlerin mahzunluğu.
İçteki gök gürültüsünün ,
adeta yağmuru davet edimi!..
Bir annenin yavrusuna özlemi, hasretinin ifadesi!..
Ve gözyaşı, Rabbinden rahmettir mümine!..
Bir tesellidir anneye!..
Sevgiliye sığınak!..
Bırakın aksın gözyaşlarım. Dokunmayın!!!.


renksizgazete

Erleuchteter

  • »renksizgazete« ist männlich

Beiträge: 12 460

Registrierungsdatum: 4. Mai 2012

Wohnort: istanbul

  • 1464528
  • Nachricht senden

735

Montag, 15. Juli 2013, 22:11

Verılen şansları değerlendıremıyorsan , kaybetmeye mahkumsun.. Sorumsuzlugunun bedelını , ıkı avucun içinde sana sunulan nadide güzelliği
Bir kez daha baktıgında , onu görememekle ödersin..

TurkEce/GnL

[Forum Ablası]

  • »TurkEce/GnL« ist weiblich

Beiträge: 47 557

Registrierungsdatum: 16. September 2010

Wohnort: TC İstanbul/allaturkaa

  • Nachricht senden

736

Donnerstag, 25. Juli 2013, 14:07

Adamın görevi sokaktaki sahipsiz köpekleri yakalayıp belediyenin veterinerlerine teslim etmek yani barınaklara.Oysaki kişi bir köpeğe nasıl davranılacağını,nasıl yakalayacağını bile bilmiyor.Biz severken karşıdan iğneyi üflüyor neresine denk gelirse rastgele haydi breee karşısındaki can değil ya hayvan ona göre..!Köpecik acıyla irkiliyor,yavaştan sakinleşiyor.O arada kişi geliyor saçma sapan zincirli bir tasmayı bize uzatıyor takın diye.Bunu gören köpek tabiki can havliyle kaçıyor.Biz koşuyoruz arkasından ama görevli seyrediyor.Sonrada yakalayamadık diyor.Yakalamak için ne yaptınki be insan? Şimdi şikayet etsem ekmeğinden olacak etmesem bu sokaktaki dilsiz canlara yazık.Onlar kime şikayet edecek? Bilmiyorum ne yapmalıyımı iyice düşünmem gerek :offf:

737

Donnerstag, 25. Juli 2013, 17:10

:love:
YokLuĞuMda RüZGaRıM EseR Oda BuRaLaRa YeTeR..! http://bykralfm.tr.gg/

Zuqo

Fortgeschrittener

  • »Zuqo« ist männlich

Beiträge: 270

Registrierungsdatum: 20. Februar 2009

Wohnort: Free Zone

  • Nachricht senden

739

Freitag, 26. Juli 2013, 00:48




Soldan sağa sırasıyla
Şef: Zuqo
1 Kurdelalı : Axi
2 : Gnl abla

3 : Diablo
4 : Derinlik Sarhoşu

5 Yukarıda ki : renksizgazete
6: Zübeyde
7: Nisa Nisa

Dieser Beitrag wurde bereits 1 mal editiert, zuletzt von »Zuqo« (26. Juli 2013, 01:04)


Axi

Profi

  • »Axi« ist weiblich

Beiträge: 847

Registrierungsdatum: 9. Juli 2011

  • Nachricht senden

740

Freitag, 26. Juli 2013, 00:56

<<<krizde :ep: :ep: :ep: :ep: :ep: :ep: :ep:
Birgün bir insan tanırsın.
Doğru bildiğin herşeyi silbaştan yazarsın !.

"Yusuf Tandoğan"