Mutlu mu olmalıydı kadın
Onca badireden sonra
kırılmış tüm rengarenk telekleri
günahı sadece sevmek olan
bir yumru boğazında buruk ve yutulmaz olan
hangi gün doğumunda yeniden vurulacak belli değil
izlemsellik dönüşümün en batıl güncesiyken
bir uçurtma uçuran çocuk
öylesine kıvançlıyken
kim vurabilir serçeleri gözyaşlarıyla boncuk boncuk
gurubun kızılın da dilimde zikir
avuç avuç saçıyorum mutlulukları
yoksul yüreklerin en aç köşelerine bilir
öylesine bir mumun ,öd ağaçlı tütsüsünde
İçsel bir yolculuğun en damar anı
boyutların yok olduğu sağ,sol loblar
bir Lama türkürmesinde yıkanan sanrı
o kızarmayan yüzsüz yüzde neşeler hoplar
bir yoksul
her tarafı
kir ve pislik
ağaramayacak kırk ilkindilerde kırklansada
ne göbek taşı kabul edecek
ne de musalla taşı
öylesine bir durgun denizim
ruhunda Nirvanaya ulaşan
ne kibir ne ego ezelim ,ebedim
koyağında zincir atmış ellerime bulaşan
Andropolog olmaya ne gerek
ruhunu okurken insan oğlunun
Sosyolojiye dalalım bir ara bilerek
etiketlenmelerin ruh yaralarında ruhunun
hadi kültür satalım şiirin çarşısında
atalım Abaküsleri ,parmaklar ne güne durur
haşlanıp kurutulmuş boncuk fasulye karşında
say say başa dön becereme bak bana kudur
seyrederim her dem
palyaço çadırındaki nakaratları
yeniye ait taşlar kalmış arnavut kaldırımlarında
Galatanın aşkı kan kızılı mey,tadı hala dudaklarında
bitimsiz hiç başlangıç yok
ayrılıkların keş ödenmişliği
suya yazı yazılırsa eğer ki hala yok
aşk durur sanki ilk beklediği yerde hainliği
uçurdum ruhumun içindeki kasveti
serçe kuşlar yuvalarına varalı beri
kelebekler ölmeyecek gün bitmeden neyse ki
Helenin adadığı saçları adak olalı beri
olmasa da aşk, kazansın dirlik düzen
kırık sazlarda bozuk nağme
ninni söylesin anne dizinde birlik düzen
bir çocuk yüreği ağlamasın ,nağme nağme
...........................................................
[align=right][img]http://fs2.directupload.net/images/150701/xi52odwe.png[/img][/align]