Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, AllaTurkaa sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

sevd/\gul

Profesyonel

  • "sevd/\gul" bir kadın
  • Konuyu başlatan "sevd/\gul"

Mesajlar: 1,893

Kayıt tarihi: Sep 1st 2008

Konum: ankara

  • 13013002
  • Özel mesaj gönder

1

Friday, 17.10.2008, 16:21

~FİNCAN TAKIMI~

FİNCAN TAKIMI



Yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk
kapımı çaldılar: "Eski gazeteniz var mı bayan?"
Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim ama ayaklarına
gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler
vardı ve ayakları su içindeydi. "İçeri girin de, size kakao yapayım"
dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı.
Kakaonun yanında reçel, ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki
soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. Onlar şöminenin
önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım
işlerimi yapmaya koyuldum. fakat oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti
bir an ve başımı uzattım içeriye. Küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu...
Erkek çocuğu bana döndü "Bayan, siz zengin misiniz?" diye sordu. Zengin mi?
"Yo hayır!" diye yanıtlarken çocuğu,gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere
kaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve "Sizin fincanlarınız,
fincan tabaklarınız takım" dedi. Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu.
Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile etmemişlerdi
ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte bir şey yapmışlardı.
Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı.Pişirdiğim patateslerin
tadına baktım. Sıcacıktı patatesler, başımızı sokacak bir evimiz vardı,
bir eşim vardı ve eşimin de bir işi... Bunlar da fincanlarım ve fincan
tabaklarım gibi bir uyum içindeydi. Sandalyeleri şöminenin
önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocukların
sandaletlerinin çamur izleri,halının üzerindeydi
halâ. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim
de. Olur unutuveririm ne denli zengin
olduğumu...

*Deniz*

Bilge

  • "*Deniz*" bir kadın

Mesajlar: 5,865

Kayıt tarihi: Feb 27th 2007

Konum: Kocaeli

  • Özel mesaj gönder

2

Friday, 17.10.2008, 18:07

Çok güzel bir hikaye farkında değiliz biz zenginliklerimizin teşekkürler paylaşım için

Mesajlar: 3,848

Kayıt tarihi: Sep 9th 2008

Konum: AllaTurkaa

  • Özel mesaj gönder

3

Saturday, 18.10.2008, 00:23

Yafs Öylen Yorum Yazmisdim Eklenmemis..Ama Ucmusdum:)..Cok Güzel Bir Hikayiye..Bazen Sükür Etmeyi Unutuyoruz..Sagol Hatirlatdin Icin..

öykü

Orta Düzey

Mesajlar: 193

Kayıt tarihi: Jul 14th 2007

Konum: sinop

  • Özel mesaj gönder

4

Saturday, 18.10.2008, 10:52

süper bi yazı, bi zamanlar maddi durumun cok kötüydü cok, oturdum sehirden tasınmam gerekiyordu,
param yoktu ve nakite cok ihtiyacım vardı.
kulanmaya, kıyamadım bir sürü güzel esyam vardı.
özeliklede salon takımım ama o an hayatımda yüktüler 3 takım koltuk takımım vardı.
naklıyesi sorundu yeni tutacam evvde sıgması sorundu, o günki piskolojide temizligi bakımı, artık keyf degil yük olmustular, ama o dönem ihtiyactı bunlar.
tüm bu koltutkları doldurup bosaltım akraba ve dostlarım vardı.sofralar koyulur toplanırdı.
işler kötüye gidince, ne akrabam vardı ne dolup bosalat dostlar yani eskiden ihtiyac olan o takımlar hayalet, yük olmuslardı.
sonra bi gün evkurculara gidip esyalarımı saatım, eve geldimde tuaf bi burukluk olmustu bende son aldım koltuklara cok üzülmüstüm gönlümce kulanamıştım bile.
o gün bir karar almıstım. bir daha aynı esyadan iki tane olmucaktı evimde, öylede yaptım artık son derece mütevazı sade dösenmiş sadece ihtiyaca hitap eden bie evimn var.
kardesim bana geldinde ablaa evin ögrenci evi gibi olmus demişti.
zamanla cokta isabetli bir karar verdimi gördüm ve gayete mutlu olunabileceni,yaşamımı nekadar gereksiz ayrıntılarla doldurmusum.
zenginlik huzur ve mutlukmus.cok zengin bir ev benim mutlu olmama yetmemişti.
simdi mütevazi evimi cok seviyorum. parcası oldugum ve benimle bütünlesen evimi .
önceki evim cevreme istinaden dösemiş ve esyalarım bana degil ben esyalarıma hizmet ediyormusum.
hayatı yasadıkca ögreniyorsun, bunada büyümek diyorlar.
güzel paylasımın icin cok tesekürler.

5

Saturday, 18.10.2008, 10:55

PAYLASIMIN ICIN TSK LER

  • "<<berdush>>" bir erkek

Mesajlar: 3,832

Kayıt tarihi: Feb 1st 2009

Konum: Kuşadası / Aydın

  • Özel mesaj gönder

6

Wednesday, 4.03.2009, 19:42

olur ya ben unutursam...

Olur Ya Ben Unutursam...

Yağmurlu ve soğuk bir kış günü, yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı.

"Eski gazeteniz var mı, bayan?"

Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim, ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi.

"İçeri girin de size kakao yapayım." dedim.

Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri.

Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işleri yapmaya koyuldum.

Oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti. Bir an kafamı uzattım içeriye küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu.

Erkek çocuğu bana döndü ve

"Bayan, siz zengin misiniz?" diye sordu.

"Zengin mi? Yo hayır!" diye cevaplarken çocuğu, gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve

"Sizin fincanlarınız ve fincan tabaklarınız takım." dedi.

Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu. Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa.

Teşekkür bile etmemişlerdi, ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte birşey yapmışlardı. Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı.

Pişirdiğim patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler.

Başımızı sokacak evimiz vardı.

Bir eşim vardı ve eşimin de bir işi, bunlar da fincanlarım ve fincan tabaklarım gibi uyum içindeydi.

Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim.

Çocukların sandaletlerinin çamur izleri halının üzerindeydi hala. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de. Olur ya; unutuveririm ne denli zengin olduğumu.

Siz sakın unutmayın ne kadar zengin olduğunuzu. Ben unutmayacağım.

************************************************** ********

bu nefis öyküye yakışan nefis bir Özdeyiş:

"Ayakkabım yok diye üzülüyordum; ta ki ayaksız bir insan görene kadar."...


  • "nisa nisa" bir kadın

Mesajlar: 20,947

Kayıt tarihi: Sep 29th 2008

Konum: izmir

  • Özel mesaj gönder

7

Wednesday, 4.03.2009, 19:46

<<berdush>>, OFF SÜPERMİŞŞŞ

tşkler paylaşımınız için

ayşeceren

Profesyonel

Mesajlar: 1,775

Kayıt tarihi: Jul 4th 2008

Konum: istanbul

  • Özel mesaj gönder

8

Saturday, 14.03.2009, 21:23

güzel bir paylaşımdı sagol teşekkürler..

  • "Real Love" bir kadın

Mesajlar: 4,233

Kayıt tarihi: Jan 13th 2009

Konum: Heinrich-Heine-Universität Düsseldorf

  • 1098722
  • Özel mesaj gönder

10

Sunday, 12.04.2009, 09:34

<<berdush>>, sahane bi paylasim cook tskler

DaLGaKiRaN

Orta Düzey

  • "DaLGaKiRaN" bir kadın

Mesajlar: 307

Kayıt tarihi: Feb 27th 2009

Konum: Kayseri

  • Özel mesaj gönder

11

Tuesday, 14.04.2009, 12:16

<<berdush>>, harika.. teşekkürler bizle paylaştıgın için..

  • "<<berdush>>" bir erkek

Mesajlar: 3,832

Kayıt tarihi: Feb 1st 2009

Konum: Kuşadası / Aydın

  • Özel mesaj gönder

12

Wednesday, 15.04.2009, 19:15

yorumlariniz icin tskrlr arkadaslar

canem

Orta Düzey

Mesajlar: 182

Kayıt tarihi: Oct 14th 2007

Konum: BURSA

  • Özel mesaj gönder

13

Wednesday, 15.04.2009, 21:09

Mükemmel bir anlatım ve ders anlıyana..

mydonosfm

Stajyer

Mesajlar: 11

Kayıt tarihi: Apr 18th 2009

Konum: mersin

  • Özel mesaj gönder

14

Sunday, 19.04.2009, 09:18

Herkesin uykuda oldugu pazar sabahı kulagımda volkan konak nameleri öylesine girdigim bir sitede böyle etkilenecegim bir yazı okumanın etkisiyle yazıyorum suan emeginize saglık diyip gecmek cok basit kalırdı bana göre ama suanki duygularımı anlatmakta pek kolay deil sanırım bu yazı muhtemelen kopyalanmıs yapıştırılmıs ama önemli olan bu sabah bana verdiginiz ders!!!...
TSKRLR...

Sütlac

Profesyonel

  • "Sütlac" bir kadın

Mesajlar: 2,154

Kayıt tarihi: Jun 3rd 2008

Konum: Kase / Buzdolabi

  • Özel mesaj gönder

15

Saturday, 18.06.2011, 19:26

Fincan Takımı [Hikaye]





Yağmurlu ve soğuk bir kış günü, yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı:
-”Eski gazeteniz var mı bayan?”

Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi.
-”İçeri girin de, size kakao yapayım” dedim.

Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel, ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işlerimi yapmaya koyuldum. Fakat oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti. Bir an başımı uzattım içeriye ve küçük kızın, elindeki boş fincana baktığını gördüm.

Erkek çocuğu bana döndü:
-”Bayan, siz zengin misiniz?” diye sordu.
-“Zengin mi? Yok, hayır!” diye yanıtlarken çocuğu, gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı.

Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve:
-”Sizin fincanlarınız, fincan tabaklarınız takım” dedi.

Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu. Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile etmemişlerdi. Gerçi buna gerek de yoktu. Teşekkür etmekten daha öte bir şey yapmışlardı. Fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı. Pişirdiğim patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler, başımızı sokacak bir evimiz vardı, bir eşim vardı ve eşimin de bir işi… Bunlar da fincanlarım ve fincan tabaklarım gibi bir uyum içindeydi.

Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocukların sandaletlerinin çamur izleri, halının üzerindeydi hâlâ. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de. Olur ya; unutuveririm ne denli zengin olduğumu…


Alinti..

16

Saturday, 18.06.2011, 21:42

çok güzel bir hikaye canım hayatın içinden kendimize nasıl dersler çıkaracağımızı gösteren bir yazı dizini:_)
yüreğine sağlık tesekkürler canım:hayret:
[align=center][img]http://img0.liveinternet.ru/images/attach/c/2//65/400/65400787_1287287059_d9320161b71d860a400240cd1f35d9a3.gif[/img][/align]

midestino34

Profesyonel

  • "midestino34" bir kadın

Mesajlar: 1,857

Kayıt tarihi: Jun 2nd 2009

Konum: istanbul

  • 1456645
  • Özel mesaj gönder

17

Monday, 20.06.2011, 03:05

harika bi paylasım emeginize saglık tskkr bu güzel paylasımınız için
[size=10][color=#009999]Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bugün hayat veren su, yarın seni boğabilir. [/color][/size]

melye

Moderatör

  • "melye" bir kadın

Mesajlar: 23,427

Kayıt tarihi: Feb 6th 2010

Konum: ...HiÇ...

  • 990289
  • Özel mesaj gönder

18

Friday, 22.07.2011, 20:41

daha öncede okuduğum bi hikaye...ama tekrar keyifle okudum...
ne kadar zenginiz unutmamak lazım...


Teşekkürler...

  • "nisa nisa" bir kadın

Mesajlar: 20,947

Kayıt tarihi: Sep 29th 2008

Konum: izmir

  • Özel mesaj gönder

19

Friday, 22.07.2011, 20:45

cok güzelmiş tşkler
evet balum süpermiş
bi daha tşk etmek geldü içimden :))
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم .

Bu mesaj 1 defa düzenlendi, son düzenlemeyi yapan "nisa nisa" (22.07.2011, 20:56)


20

Saturday, 13.08.2011, 17:42

herbirinizin emegine saglik...
cok güzel bi yazim... :thumbup: