Soğuk rüzgarlara doğru çıplak yürüyüşler yapıyorum uzun zamandır...
En vefalı yarim yine yanıbaşımda..
"Yalnızlık.."
...
Kapımın önünden geçen kadınlar var..
Senden esirgediğim ne kadar "seni seviyorum" varsa defalarca kez söylüyorum onlara..
Hepsine "seni seviyorum" diyorum..
Hey!bayan seni seviyorum.
Oradaki?senide seviyorum...
Senide..Ve senide..
Sanki nekadar çok söylersem o kadar çok kendimi sana affettirebilirmişim gibi..
Ne acı..
Hiçbirini duymuyorsun..
Sonra ansızın bir "yağmur" oluyorum...
Adına sevda diyorlar...
Bir rüzgarsın diyor diğeri...
Başımı döndürüyorsun...
Peşimden bağırıyor bir diğeri...
"Dur! nereye gidiyorsun?!"...
Onlar bir sese sığdırıyorlarda beni...
Bir sen sığdıramıyorsun küçücük bedenine...
Ey sana dair yazılan onca yazı,şiirler..
Ey karşında aciz kalan kelimelerim..
Hiçbiriniz anlatamadınız onun yokluğunun acısını..
Susmak istiyorum artık...
susmak ve sadece susmak...
...
Kolumda mavi bir bileklik..
Her adımda kanatıyor bileğimi...
Soranlara "hatıra"diyorum..
"Bu nasıl hatıra?" ..
"Canını acıtıyor çıkarmıyorsun?"
Diyorlar..Ve ben..
Gene SUSUYORUM...
...
Hergündoğumu yüzüm sararıyor..
Bilinki..
Yürüyemiyorum..
Konuşamıyorum..
sadece Susuyorum..
Bir damla gözyaşı akıtmadım yıllarca..
Sustum..
Nasıl Birikmişler içimde..
Şimdi..
SUSTURAMIYORUM...
Susturduğum çığlıklarımla hesaplaşmalarım var..
Geçip giden yılların hesabını vermeye çalışıyorum kendime..
Boş odalara sığmayan takvim yapraklarının?
Nasıl verilirki hesabı?
Canım can çekişiyor yar...
Kabına sığmıyor artık..
Çekip uzaklara gitmek istiyor..
Susa susa,Konuşmadan
Birazda kırılganlıkla ...
Adımlarımı hızlı atıyorum..
Peşim sıra gölgemden kaçarcasına..
Sendeki Beni verir misin bana?