Hαyαtımα girerken '' Ben fαrklıyım beni bαşkαlαrıyla kıyαslαmα'' diyenleri yolcu ederken; ''Sende onlαr gibisin'' diyerek uğurluyorum...
Aslındα kimsenin fαrkı yok kimseden.
Tek fαrk ne biliyor musun ....?
Biri birαz dαhα becerikli yαlαn söylüyor, biri birαz dαhα iyi oynuyor...
Hepsi bu...
Bir şey yap, güzel olsun. Çok mu zor ? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor ? Öyleyse güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin ? O zaman güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun. Çünkü; Her insan ölecek yaşta…
allahım bu nasıl bir eziyettir böyle...damar dinletiyor soruyoruz bilmiyorumki bende ses kısık diyor...
sen dinleyenlere eziyeti ver kendin dinleme...
bu nasıl bir dijeylük...kov lem kendünü işten
Hiç gereği yokken hayatına giren insanLar Hiç gereği yokken karşına çıkarLar.
Hiç gereği yokken gününü haftanı ayını beLkide yıLLarını aLırLar Hiç gereği yokken gece-gündüz akLından geçen her düşünceye buLaşırLar Hiç gereği yokken seni istemediğin kadar mutlu ederLer Sonra Hiç gereği yokken hayatından çıkıp giderLer.
Anladımki meğer gerçek dost aşk Mevlaymış. Ne beni unuttu nede bıraktı.
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum.
Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu.
Acı insanın yüreğini paralayan sırrını kimseye anlatmadan birlikte ölmesi gereken şeydi.
Kollarda kafada en ufak güç bırakmayan;
Yastıkta kafayı bir yandan öbürüne çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.