Ahhh Çocukluk Ahhh..
Çocuk sesinin olmadığı yer, erlerin hiç yetişmediği yerdir bence..
Hal böyle olunca
er meydanı lafıda hangi senelere dayanıyor Allah
bilir.
Çocuk bu, oynayacak, düşücek ağlıcak kavga edicek...
Ses yapıyor diye birileri kızıcak, ama o kızanda, bugün nerdelerki diye
merak edicek.
Bu tekerrür o zamanlar hiç bitmezdi.
Şimdi bi bakıyorsun, futbol ve bilgisayardan ibaret bir gelecek..
Çocukluğumu hatırlıyorumda, her oyunun bi zamanı vardı.
Gülle derdik biz, kimileri misket. Topaç derdik biz, diğerleri fol
çevirme..
Çelik çomak heryerde aynıydı zaten. Mevsim mevsimdi oyunlar, hepside
dört gözle beklenen.
Sapanımı yanımdan ayırdığımı bilmem. Yediğim ne tokatlara şahit oldu o
sapan ve camdan içeri dalıp nice oturma odalarına
Azmı topumuzu kesmişti o
X teyze, bu yüzden azda talan etmemiştik
bahçesini..
Bu bile oturup sohbet konusu olurdu mahhalle kadınları arasında
gülerlerdi..
""
Eeee kesersen çocukların topunu olacağı bu işte" ...
Şimdiki meyvelerin hiç tadı yok, o bahçelere dalıp çaldığımız meyveler
kadar
Ahh Teyze Ahhh, ahh dede ahh.. Sanki motor vardı üstlerinde, ağırlık
yapmasın diye üstündekileri dökene kadar kovalarlardı.
Yaşlı kelimesini bi o insanlara yakıştıramadım hep. Nasıl
kovaladıklarını bi görseniz sizde demezdiniz
Birde yakalanmayıpda buluşma yerinde toplanınca, o iki meyvenin siz
varın tadına.
_
Sen ne çaldın lan.
*
Bir tane nar.
_
Olum bi nar kime yeticek,
*
Bana yeter yaa banane.
*_
Walla az daha yakalıyordu beni haaaa. Gene yicektim dayağı..
Eskilerin dayakları bile farklımıydı ne
insaflıydık bide, dalmazdık hep aynı bahçeye
O yaşlı dedenin teyzenin bize fırlattığı taşı şimdi ben bile
fırlatamam..
Uçurtmalarımızı, sapanlarımızı kendi ellerimizle yapardık.
Ticarete bile dokerdik işi.
20 gülleye veririm sapanımı, o topacı
bana ver sana ucurtma yapim.
Şimdi bile aklıma gelmiyor öyle uyanıklıklar
Ahmetle mehmet hep kavga yapardıda hiçte küstüklerini görmezdim
birbirlerine.
Herkes, sadece anlık dert ederdi bi olayı kendine.
Biri bir çocugun kulağından sündürüp babasına annesine getirmesi,
mahallede alay konusu olurdu da gülünürdü sadece.
Ne aile dert ederdi ne çocuklar, nede küslükler olurdu.
Gece sokaktan toplamaya gelirdi anneler çocuklarını. Orda kalanlara içi
giderdi de direnirdi annesine çocuk.
Babaya duyurulmıyacak sözler alınıp anneden, kaçılırdı sokağa geceden.
Adı saklanbaçtı tabiki gecenin. Bu oyun olmazsa olmazlardandı.
Şimdi bile acıyorum ebe olanın haline
Merak ediyorumda, acaba şimdiki çocuklardan bileni varmıdır "
birim
bir Allah" kelimesini
Bide bayrak rengi vardı,
kırmızı. O laf,
kırmızıyı gösterip öpmeden birinci yapmazdı çocuğu
Sırf bu yüzden üzerine kırmızı bişeler alarak sokağa dalan çocuklar
bilirim
Oyun içinde bile oyun yapardık. Son saklanmada anlaşır herkes eve
kaçardı,
ebede boş boş bizleri arardı
En çok bu yüzden
ebe olmak istemezdim, ne zaman eve kaçacaklarını
bilmezdin
"
Elma dersem çık armut dersem çıkmaaa" Ebeye ipucu olduğunu
şimdilerde anlıyorum.
Hepte birileri karıştırıdı elmayla armutu. Yenincede bir türlü karar
veremezsin kimi kurtaracağını
Düşünüyorumda, mahallede dalıp meyve çalmadığımız bahçe kalmamış. Kendi
bahçelerimiz de dahil
Ertesi gün işkence olurdu sorgulamalar, yeminler edilir bahçesine
dalınan kadına,
"
walla teyze ben evdeydim çıkmadım bile dışarı."
[ ulan o
yalanı ben dicektim
]
"
bizde aşağıda oynuyorduk oraya gelmeidk bile"
[ kendisi
bile zor inanmıştır bu lafa
]
Bile bile yalan sölerdik de, söylenilen kişide bal gibi bilirdide, ispat
edemezdi bunu
Dur durak bilmez çocuklar...
O kadar çok ki, o zaman yaşanılanlar. Şimdiki bir çocukluğa asla
sığmazlar.
Benim çocukluktan aldığım zevkler bunlardı işte.
Vardır sizinde çocukluğunuzda yaşanan özel anlar.
İçinizdeki çocuk sevinciyle, çocuk seslerinin olduğu nice senelere..
Yazan :