Bir gün gelir döner durursunuz etrafınızda..Çünkü aslında zaten gittiğiniz başka bi yer yoktur; o etrafınızdan başka..Pişmanlıklarınız olur; ama yenisine hazırsınızdır. İyi ki yaptım dedikleriniz olur; ama bir daha olmayacağını düşünürsünüz bu iyi kilerin.. Çünkü siz hala kendi etrafınızdasınızdır..Başka bir yere hiç gitmemişsinizdir.
Ve öyle bir gün gelir ki; hesaplaşma günüdür. Ama kiminle niye hesaplaşacağınızı bilmezsiniz. Çünkü aslında sizden başka kimseyle hesabınız yoktur. Bilirsiniz de itiraf edemezsiniz. Etseniz de elinizden bir şey gelmez. en büyük halim vicdanınızdır evet ama; asla kendi kaleminizi kıramazsınız; başkalarınınkini gözünüz kırpmadan kırsanız da…
Aslında kim bilir kaç kişiyi kurban etmişsinizdir,kendiniz için, kendi hayatınızdan.. Ama kendinizi edemezsiniz o kadar kolayca.. Aslında etmenize de gerek yoktur. Yeterince cana kıymışsınızdır, birine daha gerek yoktur..
Hiç kimse o kadar da iyi değildir yada bir o kadar kötü..Her günahınızın bir nedeni vardır yada neden olan birileri..Oysa, tüm günahlarınızın bedelini tek başınıza ödemişsinizdir. Evet haksızlıktır bu..Neden tek başıma dersiziniz..Neden o yada onlar da ödemiyor bu ağır bedelleri..Oysa herkes kendine bunu diyip durur; aslında her kes ödüyordur aynı günahın aynı bedelini; birbirinden habersiz…
Hayat ise, şu klasik söz gibi, önce sınavı yapıp sonra öğretmeye devam eder; size rağmen, aldığınız tüm derslere rağmen ve verdiğiniz tüm sınavlara rağmen; tuzaklarına çekmeye devam eder. Bu onun başarısıdır; ki bu da sizin başarısızlığınıza denk gelir. Yine sınıfta kalmışsınızdır; ama üzülmeyin, ders hala devam edecektir. Hiç teneffüsü yoktur bu dersin ve çıkışı yoktur bu sınıfın; daha doğrusu size bu yanlışı belletmiştir hayat, büyük bir başarıyla..Oysa vardır; asla geriye bakmamak