Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, AllaTurkaa sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

)))Sibelimben(((

Orta Düzey

  • Konuyu başlatan ")))Sibelimben((("

Mesajlar: 485

Kayıt tarihi: Sep 8th 2006

  • Özel mesaj gönder

1

Wednesday, 1.11.2006, 04:01

"Kötülük"

Evet "Güzel insanlarim"
ben yine kendimi tutamadim, kimileriniz icin acimasizca Felsefik sorular, kimileriniz icin ilginc ve beninmle birlikte soru soru ve yine sorular...
Sorularima illaki Cevap bulmak degildir buradaki amacim,
Fikir alisverisi ve aydinlik ilgilendigimin ilgilendikleridir.
Bugünkü konum "Kötülük" , evet "KÖTÜLÜK"
Aslinda fikir alisverisi yapmak istedigim tek soru, yada bas soru diyelim.
"Kötülügün" sebebi "bilgisizlikmidir" ?
Elbette kötülügün önce "ne" olduğunu tartısmalı.. cünkü artık kötülük de görecelik kazandı (ne yazık ki.. )
Örnegin.. masum Insanları öldürmeleri icin emirler veren,
bir Devlet adamı 'kötü'dür. peki o Devlet adamı "bilgisiz" midir...?
Peki "bilgi" nedir o halde ?
Evet görüyoruz´ki soru, soruyu getiriyor.
Biz konumuzda kalalim ve "Kötülük" ----> "bilgisizlikmidir"
bunu tartisalim.

Hemmen aklima gelen Nietsche`den bir deyimi sizinle paylasmak istiyorum.
Bize "İYİ" diye ögretilen cok sey aslında "En kötü" ,
Ve bize "KÖTÜ" diye ögretilen cok sey de "En iyi"!

Yorum sizin...

Sevgilerimle
)))Sibelimben(((


SerseriM87

Stajyer

Mesajlar: 14

Kayıt tarihi: Oct 1st 2006

Konum: Nürnberg

  • Özel mesaj gönder

2

Wednesday, 1.11.2006, 11:06

valla ablasim ben okadar kötü insan taniyorumki ama bilgisizde degiler valla cogu baskalarina hava atmak ugruna okadar cok kötülük yapyo ki anlatamam yani bilgiziklikte kesinlikle vardir yok demiyorum ama özelikle manyakliktan baska bisey degildir yani!!! bende hep derim ya "YASASIN KÖTÜLÜK" diye ama ben kötümüyüm "yoooo hayir tam aksine iyilik melegi mübarek":D benim bunu dememin sebebi kötülük olmasa iyinin iyi oldugunu kim farkederki zaten millet aklini peynir ekmekle bile degil kötülük dedikodu manyaklikla yemis :D birakinda bizde iyiligimizi yapalim bi farkimiz olsun! yani benim deyimin bu caktirmayin sacma sapan bisey yazdiysamda kusuruma bakmayin 2 saat bile uyumadim uyku sersemiyim halen :lachab:

neyse birazda kendim olim hadi size bi kötülük anlatim gecenlerde bi tanigidin basina gelen: :D
cocuk arkadaslariyla gezyo bende tam o ara oralardan uzaktan gördüm cocuk kücük bi cocugun topunu aldi elinden vermedi ilk basta sonrada en sonunda topu aldi cocuga cekti(kötülük) sonra cocuk aglaya aglaya gitti 1 dk bile gecmeden cocuk babasiyla geldi babasi o topu ceken cocugu dövdü niye kücük cocukla ugrasiyorsun diye(kötülük) bende uzaktan öyle bi kahkaha atimki kendimi tutamayip cocugun hava atmak ugruna yedigi dayagi görmekten yerlerde yattim gülmekten(kötülük) yani bu üc kötülükten en kötüsü hangisi hepside kötü cünkü?? :D ay ama ne komikti yaa cocugun aptaligini görseniz bi arkadaslarina hava atmak ugruna yedigi dayagi gördükce :D aklima geldikte kahkaha atasim gelyo yine :lachab: :lachab: :lachab:

)))Sibelimben(((

Orta Düzey

  • Konuyu başlatan ")))Sibelimben((("

Mesajlar: 485

Kayıt tarihi: Sep 8th 2006

  • Özel mesaj gönder

3

Monday, 11.12.2006, 19:21

Bukadarmi ?
Baska düsünen yokmu Forumda :aglamak:

LyricOnAir

Stajyer

Mesajlar: 86

Kayıt tarihi: Dec 7th 2006

Konum: www.agora24.org

  • Özel mesaj gönder

4

Tuesday, 12.12.2006, 04:56

olmaz olur mu :)

ama cevabim yarin söz :-))))


ama konu cidden güzel mal sehen was passiert :)

)))Sibelimben(((

Orta Düzey

  • Konuyu başlatan ")))Sibelimben((("

Mesajlar: 485

Kayıt tarihi: Sep 8th 2006

  • Özel mesaj gönder

5

Tuesday, 12.12.2006, 05:05

evet merakla bekliyorum ;)
bu soruyu sorali hayli bir zaman olmustu, ilgilenmenize sevindim ;)

LyricOnAir

Stajyer

Mesajlar: 86

Kayıt tarihi: Dec 7th 2006

Konum: www.agora24.org

  • Özel mesaj gönder

6

Thursday, 14.12.2006, 04:34



Selam Arkdaslar

Öncelikler sibelime tesekür etmek isterim, konu cidden cok güzel ve bir okadar da felsefi.
Ve tabiki simdiye kadar bu konu hakkinda fikir üretenlerin iletileri ile daha da önemli.

Evet bu soruyu cidden hem kendim düsündüm, hemde kendi etrafimda yakinlarim ile söyle bir süzgecten gecirdim, bu süzgecten elenmis yorumlari sizlerle paylasmak istiyorum.

Kötülük ve Bilgililik
Bu ikisi arasinda bir iliski varmidir, varsa nedir , bir birlerini etkiler mi , etikilerse ne gibi ve etkiler ?
Bence önce kötülügü ele almamsiz lazim, bu sözcükta bir cok sözcük gibi kendi basina aslinda hic bir sey ifade etmiyor, yani hemen hemen „aslinda kötülük diye birsey yoktur“ dedirtecesine kadar.
Kötülük aslidna bir fiilden cok o bir fiilin ortaya sundugu sonuctur ! yani önce birseyler olmasi lazim ki „kötülük“ bunun sonucu olsun, yani genel manada dialektik mantigi ile yaklasmak lazim.
Örneklendirmek gerekirse söyle olabilir :
Bir seyin kötü olmasi icin, toplumun genel ahlakina ve genelde insanligin genel kabul ettigi etik ahlaka bir darbe vurmasi gerek.
Hirsizlik mesela sonuclari itibari ile topluma ve toplumdaki diger insanlara genel anlamda „zarar“ verdigi icin kötüdür , yani kötülük orani zarar orani ile es degerdedir.

Ha simdi gelelim insan neden „kötü“ olur ?
Yani aslinda insanoglunun kötülügü bence onun empati eksikligine bagliyorum, yani ya bilmiyor yaptigi davranislarin ne tür aci sonuclar getircegini veya bile bile yapiyor (ki bu daha vahim olandir aslinda) ve kötülügü sonuclari itibari ile degerlendirip yargilamak yerine, o kötülügü yapanlarin piskolojisi ile alakli yorumlar yapilmali ve kötülügün tedavisi oradan baslanmali diye düsünüyorum.
Yani bir insanin piskolojik sorunlari ne ki „genel ahlak“ kurallarina karsi geliyor veya „aci’ya“ karsi hic bir empatik yaklasim göstermiyor?

Bazi nedenerli sunlar olabilir :
yasadgi toplum icinde ailesi icinde oldugu gibi kabul görememek ve genel manada ona karsi bir ilgisizlik, sevgi ve saygi eksikliginden dogan “bir asaglik” duygusu ki buna dayanark kendini “zor” kullanarak karsi tarafa “herkese” kabul ettirmek ihtiyaci duymak.
„zorla güzellik olacak ! !’’ misali.

Simdi de bunun akillik / bilgilik le alaskasi varmi yokmu ona yorumlamya deneyim.

Tek bir sözle „bu ikisi arasinda bence hicbir bag yok“
Nedeni : simdi bilgililik de aslinda sonuc itibari ile degerlidir veya degersiz. Bir insanin cok iyi bir „araba motorlari“ hakkindaki bilgisi onun genel manada iyi insan oldugunu göstermez.
Dikkatinizi cekeyim 9/11 o ucaklari kullananlarin hepsi üniversite ögrencisiydi !
Atomenerjisi bile bugün Iran devleti basina bela olmakta, cünkü sorun Atomenerjisi degil, bu Atomenerjisini sag duyu ile kullanilip kullanilmaycagi.

Ve iste kötlügün bir baska örengi „sagduyu eksikligi“ sagduyulu insan diger bir insanan aci cekecegi bir is yaparmi ?

Veya konuya söyle bakalim :
adamin biri genelde anlama zorlugu cekiyor, anlat anlat birsey anlamiyor, ne yakin tarihle bir alakasi var nede toplumun genel islevi ile fikir yürütebiliyor „tabiri caiz se „garibin“ biri, ama hickimseyede bir zarari yoktur.
Yani bu adam bilgisiz diye kötü olmasi gerekmiyor !

Gelelim „bilginin“ diger yanina

Dünyada savaslari ilan edenlerin cogu genelde „bilgili“ insanlar, bir bilginin ve hatta ve hata gercegin ölcüsü bile toplumun geneline ne kazandirdigi ile ölücülür !
Yani biri cikipta „allahin yoklulugunu ben ispat ettim“ diye ortaya cikarsa bu (hasa) „gercegin“ ne gibi faydasi olabilirki topluma ?
Yani bugüne kadar iman etmis insanlarin tüm ruh halleri cok ama cok büyük bir darbe alirki toplum icinde cidden bir „patlama“ ceryan eder.

Gercek ve bilgi bile sonuc itibari ile itibar görür veya görmez !

Simdi ben hep „toplum icinde“ diyerek yorumladim, bu bile aslinda bir nevi dogru ve bir nevi yanlistir aslinda !
Nedeni : evet önce kendi yasadigmiz cevrede hersey „iyi“ olmali ve var olan iyiliklerden (önce) „ben ve benim sevdiklerim“ faydalanmali“ ama böyle dar bir alanda düsünürsek sey ne olacak „bizim mutlulgumuz ve refahimiz“ digerlerin mutsuzlugu üzerinde insa ile alakalidir ! olgusuna ne gibi tavir koyacagiz ?

Cevap : insanoglunun tüm yasanabilir savundugu degerler ve onun degeryargilari insanoglunun yasadigi / yasayabilecegi heryerde gecerli olmali ! yani %100 empatik davranarak ona göre tavir konmali!

Simdilik benden bu kadar dostlarim......

Insallah bu bölümde biraz cidden kafa yorarsiz ve cidden bu güzel soruya cesitli fikirler okuruz.


LyricOnAir

***belki türkcemi fazla iyi kullanamadim simdiden özür dilerim***

)))Sibelimben(((

Orta Düzey

  • Konuyu başlatan ")))Sibelimben((("

Mesajlar: 485

Kayıt tarihi: Sep 8th 2006

  • Özel mesaj gönder

7

Thursday, 14.12.2006, 06:26

aahhhh.... ;)
Öncelikle sana cok tessekür etmek istiyorum, o güzel yorumlarini eksik etmedigin icin.
Felsefe benim degimimle ruhun, derinliklerinden gelen, fikirleri ve gercekleri yansıtma sanatıdır,
Gözlerin kavrayamayacagı olayları,
aklı ile görme sanatıdir ama bilmezki Gözlerde aklin bir parcasidir.
Bence Insan bildigi herseyi yasarkende sinamalidir ama tabiki sonucta meraktan gelen bir kavramdir.
Evrenın varlıgını,kendını,etrafını,herseyı sorgularken,
bir bakmissin, Sturbucks´ta Kahvesini yudumlayarak düsünen biri ile kanka olmussun ;) evet iste böyle birseydir Felsefe.
Felsefe yapmak yine kisiye göre degisir,
kimileri yapiyorum sanar ve yikmaktan beter eder,
kimisi konusur ve konusmasiyla ihya eder.
Konumuz kötülük evet bende birakac kelimeyle bu konuya yorumumu sunmak istiyorum.

Kötülük = Vijdan<-----alakalimidir?
Iyilik = Vijdan<----- alakalimidir?


Eger´ki alakaysa vijdan nedir nereden gelir...?
Hayattan edindigim tecrübelere bakarak evet alakali oldugunu düsünüyorum.
Vijadnli olmayi velilerimizden ögrenmiyoruz,
Vijdan insanin karekteri ile alakli oldugunu düsünüyorum.
Vijdanimiz ya vardir yada yoktur buda yine ayni zamanda bireysel ruh halimizle ilgili bir olaydir,
kimi zaman olmiycak bir olay bizi okadar etkiler gereksiz vijdanli davranislarda buluruz kendimizi,
kimi zamanda vijdanimizla okadar alaksizizdir´ki yani basimizdaki Insanin karnindan gelen gurultulari bile duymayiz,
iste böyle birseydir vijdan ve bizde bir anda dünyanin en kötü Insani oldugumuzun farkinda bile olamayiz.

Manevi görüsler ile dini görüsler kesin dogru olmaz.
Ne olur ? Yorum olur !
Bu yorumlar ayrı insanlar tarafından yapılır.
Yorumu yazanın o anki ruh halı ne yönde ise yorumu da o yönde olur.
Bende zaman zaman yorum yaparım inanclara saygılıyım tek bir ideolojinin pesinden kosmam cok ararım dogruları bulmaya calısırım bazen bulurum bazende kendimi bulduguma inandırırım buda beni mutlu eder ;)
Herbirimizin yerinde mutlu olmasi dileklerimle, bir sonraki konuya kadar esen kal Lyriconair,

Sevgilerimle
)))Sibelimben(((

gece yolcusu

Orta Düzey

Mesajlar: 240

Kayıt tarihi: Sep 8th 2006

  • Özel mesaj gönder

8

Thursday, 14.12.2006, 15:11

Kötülüğün kaynağı olarak, hiç bir durumda bilgisizliği düşünemiyorum. Hatta tam tersine, bireyin bazı şeylerin farkına vardıktan sonra kötülüğe, kendi isteğiyle yönelmiş olacağını düşünüyorum.

Bilgisizlik; saflığa, korkuya zemin hazırlayabilir ama kötülüğe hazırlayamaz. Bilgisizlik, katıksız olmaksa; katıksız hiç bir şey içinde kötülüğü barındıramaz. Tam manasıyla, özünde kötülükle, bu dünyaya kim gelmiştir? Eğer kötülük sonradan, çevrenin bir tür şekillendirmesiyle öğrenilmiş, tercih edilmiş bir durumsa, zaten kaynağı bilgisizlik olamaz.

stella

Profesyonel

Mesajlar: 564

Kayıt tarihi: Sep 24th 2006

Konum: :))))

  • Özel mesaj gönder

9

Thursday, 14.12.2006, 20:16

Ünlü Filozoflar Hobbes ve Rousseau bu soru hakinda baya bi düsündüler, ama bir sonuca varamadilar. Ama her ikisininde bu konudaki görüsleri cok güzel. Hobbes Insanlarin kötü olmalarinin sebebini dogasindan geldigini savunuyor. Cünkü insanlarin rahat sekilde yasama istegi yani madi sorunlar olmadan yasama istegi, Lider konumda bulunma istegi bunlar insani savasa kadar götürür. Savasta`da insanlar birbirlerini öldürür ve yenme istegi ve yasamak icin mücadele ederler.
Rousseau ise insanlarin tam tersi kötü olmadiklarini savunuyor.

Bu iki Filozofun görüslerini ilk tanidigim zamanlar...Rousseau yu savunuyordum ... ama bugün sorsaniz kimin düsüncesi sence dogru hic düsünmeden Hobbes derim..Insanoglu bencildir kötülük yapsa bile bunu kendi cikari icin yaptigi icin kötü kelimesi gecersiz oluyo.

LyricOnAir

Stajyer

Mesajlar: 86

Kayıt tarihi: Dec 7th 2006

Konum: www.agora24.org

  • Özel mesaj gönder

10

Friday, 15.12.2006, 04:49

NachtGedanken :)



Selam Arkadaslar,

evet konu cok güzel konustukca yeni kapilar aciyor bize, ve bu kapilar bizi iste „gercege“ götüren kapilar, insallah bir ortak deger ile konuyu zamanin bir gününde baglayabiliriz.

Simdi izin verirseniz kronolojik kendi yorumumu yapmak istiyorum, bu konu ile alakali ilk iletimde belirtigim gibi, „kötülük“ sonuc itibari ile ortaya cikan bir olgudur, ve zekalikla ilgisi olmadigi gibi, zekasizligin da ürünü degildir !

Ama kötülk hep var oldugu gibi bugünde vardir, ve muhtemelen yarin de var olacaktir. Dozaj da belki degisiklikler olacak ama sunu da belirtmekte yarar var diye düsünüyorum !

Eger „kötülük“ olmasaydi iyilgi ne ile ölcecektik ?
Yani „iyiligin“ olabilmesi icin kötülügün varligi kacinilmaz, izin verirseniz ilerki satirlarda sadece kendi felsefem ile degil, biraz’da benim gözümden „din“ bu konuya nasil bakiyor ona degimek niyetindeyim.
Dinen kötülük diye birsey varki onlara „cehennem“ var, ve kötülük diye bir olgu var ve olacak ki , iyiliklere gerek duyulsun, cünkü kötülügün „atesi“ varsa, iyiliginde „alintin’dan irmaklar akan bir tatli „yasam“ var .

Sibelim,
„VICDANI’a“ degendi ki dogru ve yerinde bir deginme ! cünkü vicdansiz insan empatik olamaz, empatik olmayan insan, yaptigi hal ve hareketlerinin ne ile sonuclandigini ölcemez, ve kötülüklere sebep verebilir ! Eger bir fiili „kötü“ soncularini bile bile yapmak iste buda vicdansizligin en belirgin örnegi diye düsünüyorum.

Simdi Felsefe dünyasi bu „Vicdanin“ nerden geldigini tarih boyunca kendine sormustur, atheist „evrimci“ akim vicdanin insanin hem kendi evrimi hemde toplum icindeki hayat boyunca yasadigi ile „olgunlastigini“ inanir.
Yani bir zaman diliminde insanoglunun „vicdani“ olusur, kendi yasadigi olaylardan, kendi deneymlerinden etkilenerek gelisir, yani „dialektiktir“. Ve toplumun bir biri ile baris icinde yasayabilmesi „vicdanli“ insanlarin yetistirilmesi kacinilmazdir ! Eger bir insan olgunlasmis bir vicdana sahipse „ahlaksizliga“ da karsi da hem kendini korumustur, hemde kendinden bir kötülüge sebep verecek „ahlaksiz“ bir harekete izin vermeyecektir .

Ve bir toplumun, toplum bireylerinin hepsini baglayaci kanulari, kamu düzenini düzenleyen kanunlari toplumun hem genel vicdani ve bu vicdandan dogan „ahlakin“ bir göstergesidir.

(simdi hepimiz kizarsiz, meclisteki „vuran, carpan, adam kayiran, özel is pesinde kosan milletvekillere, halbuki bu insanlarda bu topraklarda yetisen insanlar icinden geldiler, demek bu topraklar üzerindeki egitim sistemi ve toplumun genel ahlaki yapisi bu ki, meclistede onlardan bir kismi temsilcileri bulunmakta, yani biz kizarken aslinda yanlis yere kizarak, sorunun cözümüne ulastiracak adimlari atamiyoruz (veya bizi bu yöne yöneltip „attirmiyorlar“?!) )

( simdi bu chat icin de geclerdir ! ;-) )

ama benim fikrimi soracak olursaniz bence insanin Vicdani kendi icinde tasiyor, ve sadece olgunlasmasi gerek, yani ? insanin « aglayan » bir insana kayitsiz kalabiliyorsa iste o an « vicdanini » sorgulamak lazim. Bilmem hic denedimiz mi « bir babayi ufacik cocuklarin yaninda « aci » verdiniz mi ( saka olarak , ve oda saka olarak canin yandigini ve « aglamakli » oldugunu gösterdi mi ?) cocuk neden bir refleks ile aglamaya baslar ? yani akli yetiskin degildir, vicdanin olgunlugundan da bahsedemeyiz bu yastiki cocuklarda, ama bu cocugu aglatan ne ? söyleyim « VICDANI » yontulmamis vicdani.

Kabaca söylemek gerekirse benim gözümde « Vicdanimiz » bize Allah tarafindan yüregmize sokulmus bir « Truva Ati’dir » yani her an o Atin icindeki « asklerler » ile kendini gösterir, ve bu Vicdani hem « iman » etmise vermistir hemde « imansiz » olacagindan emin olduguna ( cünkü iman ettigimz islamin savundugu Allah insanin kaderini cizendir, yani onun imansizin kaderini de tartisilmaz o cizmistir )

O yüzden ben kendi cevremde hep sunu savunmustumdur « Allah’siz olabilirsiniz , ama Vicdansiz asla ! ! « cünkü Allah sonucta kendi ifadesi ile « af edicidir, herseyi af etme gücü vardir, bagislayandir, rahmet sayibidir » ama vicdansizilgin soncularindan olan « Kul hakki » yemegi « af etmeyecegini ögretiler bize » yani ona karsi farz ile yükümlüglüklerimizi af edebilir ama kul hakki yemeyi asla !
evet iman etmis dostlarimiz « Allah »siz ne Ahlakin nede Vicdanin olabilecegini tartisilmaz savunurlar, onlari da öyle kabul etmek lazim.

@Muhabbetci…..
evet dostum, bir Müslüman icin herkesin riski Allah tarafindan bölünmüstür ve verilmektedir / verilecektir, ama iste sen bir vicdansizligin eseri olan « ahlaksizlik » yapip da « o riski izinsiz alirsan » iste o zaman Allah katinda kötülük etmis oluyorsun.
@Savasmak : Insan bir Savasta ne icin Savas yapiliyor ona bakmali, yani ne icin kursun sigiliyor bir birine, savasi da « iyi » veya « kötü » kilan niyetidir. Ve bu niyetin kime en cok faydalari vardir ? Zararlari faydalarindan coksa, kötülüktür ! ama “zorbaya” karsida “bas egmemek” de “iyi” insanlarin yapmasi gereken ilk islerden biridir!

Kötülük menzile varmak icin daha kararlidir, iyilgin ise elini kolunu baglayan, hareketlerini hantallastiran bir cok etken vardir, « ahlakli, vicdanli « olmasi gibi.
Ama toplum icinde toplum bireyleri de suna kesin karar vermeli !

Gecenlerde Tv de gördüm « Bireysel Silahlanmya « HAYIR » Kampanyasi » bu bile aslinda zaman kazanmaktan baska bir amaci yoktur, yani « toplumsal » silahlanma o kadar iyimi ki, Bireysel silahlanma yasak olsun, simdi « toplumsal, « örgütlü » silahlanma ile anlatmak istedigim su « Askerimiz, Polisimiz, Güvenlik Güclerimiz « yani buralarda Silah tasiyan insanlarda sonucta o toplum icinde o toplumun degerleri ile yetisen insanlar, eger bu insanlarin Bireysel sagduyulu Silahin sorumlulugunu tasiyamayacagini düsünüyorsak , bu « sagduyusuz » insanlari Güvenlik Güclerimizin icinden ayiklayabiliyormuyuz ?

Hayvan öldürmek hem toplum icinde tüm deger yargilari acisindan hemde « manevi » deger acisindan hem kötü birseydir hem yasaktir / günah dir, her iki düsünce Sisteminde de Cezasi vardir ! ama bir Hayvani « Allah » adina Kurban edip, onun eti olan ve insanin yasayabilmesi icin gerekli besin maddeleri acisindan, yemek de genelde toplum icinde kabul görmüstür.


@Stella :
senin bu iletindeki degindin filosoflar ve düsünce akimlari cidden en kendi yorumlarinin en kesin savunuculari ve bugüne kadar bu tartisma sürmekte.
Ve bu iki akimi destekleyen veya bundan dogan diger akimlarda hep yorum yapmaktadir. Bazilari mesela « insanoglunun » iki tür güdü olduguna ve bu iki güdüsünü ne kadar yasayabildigi veye bilemedigi ile herseyi yorumlayip ona baglar. Bunlarinda biri « libido » güdüsüdür, ve ucu « üremeye » dayanir, bir digeri ise freud*un «destruktionstrieb (yikici, devrimsel) » ile ortaya attigi bir olgudur. Ve insanoglu kendi icinde olan bir « enerjiyi » kanalise etmekle mesguldur, yasadigi toplum ahlaki ve hayatin kendisinin getirdigi duruma göre « bunlardan ikisinden birine enerjisini » kanalize eder. Eger Libidosunu cesitli nedenlerle yasayamazsa o var olan enerjiyi « yikiciliga » kanalize etmekten baska birseyi kalmamistir.

Islami bir yorum getircek olursak bu iki düsünürün dedigine , Kuran’in söyledigine göre « Insan » tabiyati itibari ile « zayif » bir varliktir, ve « zayifligin » bir sonucu olabilen « kötlülüge » de megilidir. Öyle oldugu icin kendisi « bir deger sistemi savumakatdir « buna tabi olanlar « iyi « insan olarak yetisip toplumsal hayatta yerlerini korular, ve bunlarin soncucu tüm fitriyat yapisi »Zayif » olmasina ragmen iyi olmayi basarilarsa, « cennet » ile mükafatlandirilacaklar !

Ve uzuuuuuun lafin kiasi benim görüsüm ise !
Insanoglu ve icinde dogustan beri tasidigi « vicdani » olmakla birlikte « yontulmamistir » ve yontulmasi gerekmektedir ! bu yontulmayi zaman icinde hem kendisi hemde yasadigi toplumdan etkilenerek yapacaktir / yapmak zorunda / mecburiyetindedir !
Bunu yaparken « manevi » degerlere sarilarak yapar veya « materialist » felsefe etrafinda kendini gelistirir, ama sonucta « ahlakli » insan olup « iyi » karalar alip uygulayan bir « varis’i (ziel) » olmaldir !


Saygilarimla


LyricOnAir

LyricOnAir

Stajyer

Mesajlar: 86

Kayıt tarihi: Dec 7th 2006

Konum: www.agora24.org

  • Özel mesaj gönder

11

Monday, 22.01.2007, 04:02



*unser gewissen ist das trojanische pferd gottes, der es in jedem von uns "gesetz" hat*
leonM

*insanin vicdani, allah tarafindan, her insanin icine yerlestirilmis bir allahin "truva ati" dir*

evet dostum bu bakis acisi biraz "ilim" disi olabilir ama benim icin en "mantiki" aciklama.

cünkü materialist felsefe vicdanin zaman ile gelistigini inanir ve zamanla, zaman icinde yetisen bireye, yasadigi ailesinin ve toplumun degerleri yüklenip, kendi vicdani sinirlar belirler.

ama gayet öyle olsaydi, onlara sormaliyiz, o zaman bir bebek "bir birine vuran iki insan görünce" neden aglar ?

ben su cümleyi cok ca tekrarlarim

"bir ateist allahsiz olabilir ama vicdansiz asla"
ama bir vicdansiz bir "müslüman" olmaz asla !

gercege hüüü
mümine....


[marq=left]
LyricOnAir
[/marq]

melikenalan

Profesyonel

Mesajlar: 1,436

Kayıt tarihi: Jun 12th 2007

  • Özel mesaj gönder

12

Wednesday, 15.08.2007, 21:47

kötülük elastik bir kavramdır ınsana kavrama duruma hata bakıs acısına göre degisir her kötünün icinde bir iyi her iyide bir kötü vardır denge kavramı benim cakısmaların olan biri benim kötümken senin dostun en iyim olabilir o kisi tektir o dur ve vardır ama kötülük elastiktir nerye cekildigi yerlsestirildigi önemli güzel konu tesekkürler